Yolculuğum Başlarken…

Değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Diksiyon, beden dili ve sunum teknikleri üzerine paylaşımlar yapmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgiyle kalın.

BATIN VE BÂTIN

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcüklerle devam edelim. Bugünkü yazımda batın ve bâtın sözcüklerinden bahsetmek istedim.

Batın sözcüğü, Arapça kelime kökenli (baṭn) bir sözcük. Karın ve kuşak anlamında kullanılıyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve telaffuzda “a” harfi uzatılmadan kısa olarak okunuyor.

Bâtın sözcüğü ise, batın sözcüğü gibi yine Arapça kelime kökenli (bāṭin) bir sözcük. İç, gizli ve görünmeyen anlamına geliyor. Bâtın sözcüğü, düzeltme işareti ile yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Anlayacağınız bu iki sözcüğün tek ortak noktası var. O da her iki kelimenin de Arapça kökenli olması. İki farklı yazılış, telaffuz ve anlama geliyor.

Doğru yazıp, doğru telaffuz ettiğimiz kelimelerin artması dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.

YAD VE YÂD

Merhaba değerli arkadaşlarım, düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan, ayrı anlamlara gelen sözcük serisine yad ve yâd sözcükleriyle devam etmek istedim.

Dilimizde düzeltme işareti olmadan yazılan yad sözcüğü, yabancı anlamına geliyor. “A” harfi kalın ve normal şekilde yani yad olarak okunuyor. Bazen telaffuzda “d” harfi yerine “t” gibi okunduğuna da rastlıyorum. “T” ile okunan yat sözcüğüdür. O da zaten hepimizin bildiği gibi gezinti gemisi anlamına geliyor, yad ile ilgisi  yok 🙂 Dilimizde yad el, yad erklik, yad estetik olarak birleşik kelime kullanımları da mevcut. Her üç kelime de düzeltme işareti olmadan yazılıyor. Yabancı yer, grubet anlamına gelen yad el, düzeltme işareti olmadan yazılmasına rağmen, “a” harfi uzatılarak okunuyor. Yad erklik, özerklik karşıtı, bir topluluğun yabancı kişiler tarafından yönetilmesi anlamına geliyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor. Yad estetik, estetiğe aykırı anlamına geliyor. Türkçe yad ile Fransızca esthétique sözcüklerinin birleşiminden meydana gelen birleşik bir kelime.

Yâd sözcüğü ise, düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve anma anlamına geliyor.  Aynı zamanda hatır ve zihin anlamları da mevcut. Kelimeyi telaffuz ederken “a” harfini uzatarak okuyoruz. Birini anmak, hatırlamak anlamında yâd etmek birleşik fiilini kullanıyoruz. Buna ek olarak dilimizde, birini hatırlatmak anlamına gelen yâd uyandırmak birleşik fiili de bulunmakta.

Gerek yazıda, gerekse telaffuzda dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ALA VE ÂLÂ

Merhaba değerli arkadaşlarım, bugünkü yazımda düzeltme harfiyle yazım ve telaffuzda değişen, bambaşka anlama gelen iki sözcüğe dikkat çekmek istedim. Bunlar, ala ve âlâ.

İlk olarak ala sözcüğünü ele alalım. Ala, karışık renkli, çok renkli, alacalı anlamında kullandığımız bir kelime. Dilimizde “Ala keçiler her vakit püsküllü oğlak doğurmaz” diye bir atasözümüz var. Yani, her zaman değerli şeylerden istenilen verim alınamayabilir anlamına geliyor. Ne kadar da doğru bir söz…Hayat da böyle zaten. Zaman içerisinde her şey değişebiliyor. Dengeler tersine dönebiliyor. Önemli olan ala keçiler püsküllü oğlak doğurmadığında da, hayata tutunmayı bilmek, bardağa dolu tarafından bakabilmek. Ala sözcüğünü telaffuz ederken kalın “a” olarak normal şekilde yazıyor ve okuyoruz.

Âlâ, Arapça kelime kökenli (aʿlā) bir kelime. Çok iyi, pek iyi anlamına geliyor. Bir de dilimizde elbette, kesinlikle anlamına gelen, Türkçe pek ile Arapça aʿlā birleşmesinden oluşan pekâlâ sözcüğü var. Pekâlâ sözcüğünün elbette, kesinlikle anlamı dışında çok iyi anlamı da mevcut. Âlâ sözcüğü ise, “a” harfinde düzeltme işareti konularak yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Bir “a” harfini farklı yazmaktan nolur ki demeyin, iki farklı anlam, iki farklı kelime karşımıza çıkıyor. Dilimizi kurallarına uygun şekilde yazdığımız ve okuduğumuz günler dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.

GELİN HARFLERİN YERİNİ DEĞİŞTİRELİM ☺ MUHASEBE VE MUSAHABE

Merhaba değerli arkadaşlarım, bugünkü yazımda harflerle biraz oynayalım istedim. Harflerin yer değiştirmesiyle birlikte bambaşka anlama gelen iki sözcükten bahsedeceğim. Bunlar; muhasebe ve musahabe sözcükleri. Bu iki sözcüğün tek bir ortak yanı var, o da her ikisinin de Arapça kökenli olması.

Muhasebe, Arapça kökenli (muḥāsebe)bir kelime. Hepimizin de bildiği gibi, hesap işleriyle uğraşma, hesap işlerinin yapıldığı yer anlamına geliyor. Hesaplaşma anlamı da mevcut. Dilimizde ek alarak muhasebeci ve muhasebecilik sözcükleri de bulunmakta. Bunların yanı sıra, bir şeyin olumlu, olumsuz yönlerini tartarak bir yargıya varmayı ifade etmek için muhasebesini yapmak birleşik fiilini kullanıyoruz. Kişilerin doğruyu, yanlışı vicdan süzgecinden geçirerek değerlendirmelerini ifade etmek için nefis muhasebesi birleşik ismini kullanıyoruz.

Musahabe sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (muṣāḥabe)bir kelime. Konuşma, söyleşi, görüşme anlamına geliyor.

Aklınıza gelen başka harf oyunlarının olduğu sözcükleri düşünmeniz ve paylaşmanız dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.  

NÜFUS VE NÜFUZ ☺

Merhaba değerli arkadaşlarım, bugünkü yazımda tek harf ile farklılaşan, ancak bambaşka anlamlara gelen nüfus ve nüfuz sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Nüfus, Arapça kökenli (nufūs) bir sözcük. Kişi, belli bir bölgede yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon anlamında geliyor. Aynı zamanda ortak özellik gösteren kimselerin bütünü anlamı da mevcut. Tarım nüfusu, gecekondu nüfusu gibi (TDK Sözlük). Vatandaş olarak kullandığımız kimliğimiz nüfus cüzdanımız da “s” harfiyle yazılıyor ve okunuyor. Bir yerin nüfusundan bahsederken de aynı şekilde “s” harfiyle yazıyoruz ve telaffuz ediyoruz.

Nüfuz ise, Arapça kökenli (nufūẕ) bir kelime. İçine geçmek, bir şeyin nüfuz etmesinden söz etmek için nüfuz sözcüğünü kullanıyoruz. Nüfuz, “z” harfiyle yazılıyor ve telaffuz ediliyor. Buna ek olarak TDK Sözlük’e göre, söz geçirme, güç olma anlamı da mevcut.

Bir harften ne olur ki demeyin, tek harfin yazımı ve telaffuzu kelime anlamını tamamen değiştiriyor. Sevgi ve sağlıkla kalın.

EVİ MANTOLATALIM MI? MONTALATALIM MI?

Merhaba değerli arkadaşlarım, malum içinde bulunduğumuz mevsim sonbahar ve her yerde inşaat var.  Mantolama ve montalama olarak gördüğüm iki ayrı afişten esinlenerek, bugünkü yazımda mantolama sözcüğünü ele almak istedim.

Mantolama, gerek yazı dilinde, gerekse telaffuzda karıştırılan sözcükler arasında yer alıyor. Öncelikle sözcüğün doğrusu, mantolama. Montalamanın da anlamını yazmak isterdim, ancak dilimizde böyle bir sözcük mevcut değil. Akılda kalması için eve üşümesin diye manto giydiyoruz olarak da düşünebilirsiniz 🙂 TDK Sözlük’e göre mantolama, “binaları soğuğa veya sıcağa karşı koruma amacıyla dış yüzeyini özel malzemeyle kaplama” anlamına geliyor.

Siz siz olun, evinizi montalamayın, mantolayın 🙂 Keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

PARDÖSÜ DEYİP GEÇMEYİN ☺ PARDESÜ MÜ, PARDÖSÜ MÜ?

Merhaba değerli arkadaşlarım, malum havalar yavaş yavaş serinliyor ve mevsimi yaklaşıyor. Bu yüzden bugünkü yazımda çokça karıştırılan pardösü sözcüğüne değinmek istedim.

Hepimizin bildiği gibi pardösü, giysilerimizin üstüne giydiğimiz paltodan daha ince  üstlük. Fransızca kelime kökenli (pardessus) bir sözcük. Günlük konuşmalarda pardesü olarak yanlış kullanılan kelimenin yazılış ve telaffuzda doğrusu, pardösü. Evet yanlış okumadınız, doğrusu “ö” harfiyle. Fransızcadan dilimize geçen sözcüğün Fransızca okunuşu da pardösü şeklindedir. Yani aynı okunuşla dilimizde var olduğunu söylemek mümkün.

Bunun yanı sıra, dilimizde pardösülü kişiyi ifade etmek için pardösülü ve pardösüsü olmayan kişiyi ifade etmek için de pardösüsüz sözcükleri mevcut.

Alt tarafı bir harf ne değişir deyip geçmeyin J Dilimize özendiğimiz günler dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.

BİR HARFTEN NE OLUR Kİ DEMEYİN! HAD VE HAT ☺

Merhaba değerli arkadaşlarım, bugünkü yazımda tek bir harfle farklılaşan, ancak başka anlamlara gelen iki sözcükten bahsetmek istedim. Bunlar; had ve hat. Bu iki sözcüğün tek ortak yönü, her ikisinin de Arapça kökenli olması. 

Had sözcüğü, Arapça kökenli (ḥadd) bir sözcük. Sınır, uç, insanın yetki ve değeri anlamına geliyor. Örneğin, haddim değil diyoruz. Ek aldığında iki “d” harfiyle yazıyoruz ve okuyoruz. Dilimizde, haddi hesabı yok, haddine mi düşmüş, haddini aşmak, (birine) haddini bildirmek, haddini bilmek, haddi olmamak, haddinden fazla, faiz haddi, yaş haddi gibi kullanımlar mevcut.

Hat sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ḫaṭṭ) bir sözcük ve çizgi, yazı, ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol anlamına geliyor. Boru hattı derken, hat sözcüğü ek alıyor ve ek aldığında iki “t” harfiyle yazılıyor, okunuyor. Dilimizde, demir yolu hattı, otobüs hattı, kablo hatları, yüzdeki çizgi ya da kırışıklıklar/hatları, vücut hatları, faturalı hat, faturasız hat, iç hatlar, dış hatlar, su hattı, boru hattı, telefon hattı, telgraf hattı, şehir hatları, ateş hattı gibi kullanımlar mevcut.  

Kelimeleri yerinde ve doğru kullandığımız günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.  

EGZOZ, EGZOS, EGSOZ, EGSOS, EGZOST, YOK MU ARTTIRAN? ☺

Merhaba değerli arkadaşlarım, bugünkü yazımda yazılış ve telaffuzda çokça karıştırılan sözcüklerden bir tanesi olan egzoz kelimesinden bahsetmek istedim.  

Yazının başlığında da belirttiğim gibi yok mu arttıran 🙂 O kadar çok birbirinden  farklı yanlış kullanımı olan bir sözcük ki…Bir sanayi sitesine gittiğinizde, ilanlara baktığınızda, internet üzerinde arama yaptığınızda ya da sanayiden bağımsız olarak ikili konuşmalarda da çok fazla hatalı kullanılıyor.

Egzoz sözcüğü, İngilizce kelime kökenli (exhaust) bir kelime. Belki de, egzost olarak kullanan kişiler kelime kökeninden yola çıkarak telaffuz ediyorlar kim bilir 🙂

TDK Sözlük’e göre tam tanımı, içten yanmalı motorlarda yakan akaryakıtın gazı, bu gazın boşaltılması ve atılmasını sağlayan düzen ve susturucu anlamına geliyor. Dilimizde egzoz haricinde, egzozu yapan, satan veya onaran anlamına gelen egzozcu, egzozcunun yaptığı iş olan egzozculuk, egzozdan atılan gaz da egzoz gazı olarak kullanılıyor.

Dilimizi doğru kullandığımız yazdığımız güzel günler dilerim. Sevgi ve sağlıkl kalın.

KOMPİLE KOMPLE ☺ KOMPLE VARKEN, NEDEN KOMPİLE? ☺

Merhaba değerli arkadaşlarım, bir süredir yoğunluktan dolayı yazılara zaman bulamadım. Hedefim, yeni sezonda da yazılarıma kaldığım yerden devam etmek. Bugünkü yazımda, komple sözcüğünü ele almak istedim.

Ev ilanlarından tutun da, günlük hayatımızda konuşmalara kadar pek çok defa yanlış kullanımına rastladığımız sözcüklerden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor.

Komple, Fransızca kökenli (complet) bir kelime. Dolu, eksiksiz, tam anlamına geliyor. Çoğunlukla komple sözcüğü kompile şeklinde yanlış kullanılıyor. Üç ünsüzün yan yana olması ve araya bir sesli harf koyma ihtiyacı telaffuzu kolaylaştırdığı için pek çok kez yanlış söylenmesine şahit oluyoruz. Komple diye yazılıyor ve yazıldığı gibi okunuyor.

Her ne kadar ilgili kelime olmasa da, bir de dilimizde kompilasyon sözcüğü var. Fransızca kelime köken (complation), derleyip, toparlama, derme çatma yapılan iş anlamına geliyor.

Komple demek varken, neden kompile 🙂 Komple herkese güzel bir hafta dilerim 🙂 Sevgi ve sağlıkla kalın.