Merhaba değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Dilimizi güzel yazma ve okuma, dilimize yönelik farkındalığı artırmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgi ve sağlıkla kalın.
KAYMAK VE KAYNAK
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kaymak ve kaynak sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak kaymak sözcüğü, sütün veya yoğurdun yüzünde zar durumunda ince bir tabaka biçiminde toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz, yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka, bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü anlamına geliyor. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek, kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek, durum değiştirmek, anlamı değişmek, yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak, görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek anlamı da var. Dilimizde kaymak gibi (bembeyaz ve pürüzsüz, tadı güzel ve yumuşak), kaymağını almak (bir şeyin en büyük payını, karını ele geçirmek), kaymak taşı (parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir mermer türü; su mermeri), kaykay (türlü maddelerden yapılmış, altında tekerlekler bulunan, kaymaya yarayan alet) gibi kullanımları var.
Kaynak sözcüğü ise, bir suyun çıktığı yer, göz, kaynarca, pınar, memba, bir şeyin çıktığı yer; hazine, gelir, kazanç, sağlık vb. ni sağlayıcı öge, bir bilim dalının çeşitli konuları üzerinde yazılmış ve yayımlanmış çalışmaların türü; alan yazını, literatür, herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer anlamına geliyor. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi, sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi anlamı da var. Dilimizde kaynağını bir şeyden almak (bir esasa veya desteğe dayandırmak), kaynak suyu (kaynağın veya gözenin başında alınan su), öz kaynak (dışarıdan yardım almadan kendi imkanları kullanılarak sağlanan maddi varlık, hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan karları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar), enerji kaynağı (güç kaynağı), güç kaynağı (elektrik enerjisini depolayan ve akımın kesilmesi sırasında kullanılmasını sağlayan aygıt; enerji kaynağı), yer altı kaynakları (petrol, gaz, kömür gibi toprak altında bulunan kıymetli ham maddeler), kaynak yapmak (iki metal veya yapay parçayı ısı yoluyla birleştirmek, sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girmek), kaynak makinesi (kaynak yapımında kullanılan makine) gibi kullanımları mevcut (TDK Sözlük).
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
TOPAK VE TOPRAK
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen topak ve toprak sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak topak sözcüğü, yuvarlak biçimde olan nesne, yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası, bu biçim verilmiş şey, hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı, şişe veya kadeh anlamına geliyor.
Toprak sözcüğü ise, yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü külte kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü, yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış, arazi, kara, yöre, memleketli anlamına geliyor. Dilimizde toprağa vermek (ölüyü gömmek), toprağı çekmiş (sürekli olarak yaşadığı yerden kısa bir süre kalmak üzere gittiği başka bir yerde ölenler için söylenen bir söz), toprak olmak (ölümün üzerinden çok zaman geçtiği için artık çürümüş olmak, toprağa karışmış olmak, ölmek), toprağa bakmak (ölümü yakın görünmek), toz toprak (toz ve toprak yığını), eski toprak (yaşlandığı halde dinç olan kimse), toprakbastı (ayakbastı parası, şehirden köye, köyden şehre veya bir mahalleden ötekine gelen getirilirken kızevinin oğlanevinden aldığı geleneksel para), saksı toprağı (çiçek yetiştirmek için hazırlanmış özel bir toprak türü) gibi kullanımları var (TDK Sözlük).
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
KARAVAN VE PARAVAN
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen karavan ve paravan sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı, her ikisinin de Fransızca kökenli olması.
İlk olarak karavan sözcüğü, Fransızca kökenli (caravane) bir kelime. Bir otomobilin arkasına takılan veya hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı, ev özelliğinde araç anlamına geliyor.
Paravan sözcüğü ise, yine Fransızca kökenli (paravent) bir kelime. Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan kişi veya kuruluş anlamına geliyor. Dilimizde birine veya bir şeye paravan olmak (birinin veya bir şeyin önüne geçerek onu korumaya almak), birini paravan yapmak (kendini belli etmeyerek başkasının adından, yetkisinden, gücünden yararlanmak), paravan menteşesi (düz yaprak menteşelerinin benzeri, üç yapraklı ve iki milli menteşe), paravan şirket (vergi başta olmak üzere çeşitli giderlerden kurtulmak ve haksız kazanç sağlamak amacıyla yasa dışı bir biçimde kurulan, çalışanı olmadığı halde varmış gibi gösterilen, başka şirketlerin gücünden, adından ve ticari itibarından faydalanan şirket) kullanımları var (TDK Sözlük).
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
TAR VE TARZ
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen tar ve tarz sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak tar sözcüğü, Doğu Anadolu ile Azerbaycan’da çalınan bir çalgı türü anlamına geliyor.
Tarz sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ṭarz) bir kelime. Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi; minval, usul, üslup, bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi, güzel sanatlarda kendine özgü teknik, renk ve biçimlendirme biçimi; üslup, stil, konsept, biçim anlamına geliyor. Dilimizde bakış tarzı (algılama ve değerlendirme biçimi), hayat tarzı (bir insan topluluğunun bir yerde yaşamasını sağlayan ve geleneklerce belirlenmiş uygulamaların tümü; yaşam biçimi, yaşayış biçimi) kullanımları var (TDK Sözlük).
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
TURNA VE TORNA
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen turna ve torna sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak turna sözcüğü, Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika’da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş anlamına geliyor. Dilimizde turnayı gözünden vurmak (umulmadık bir kazanç veya çıkar sağlama imkanı ele geçirmek), turna balığı (tatlı sularda yaşayan yırtıcı bir balık), turna kırı (kırmızımtırak gri renkte olan) gibi kullanımları var.
Torna sözcüğü ise, İtalyanca kökenli (torna) bir kelime. Ağaç veya metal eşyaya yuvarlak bir biçim vermek için kullanılan çarklı tezgah, çamura şekil vermekte kullanılan çömlekçi çarkı anlamına geliyor (TDK Sözlük).
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
VİDA VE VEDA
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen vida ve veda sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak vida sözcüğü, İtalyanca kökenli (vite) bir kelime. Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi anlamına geliyor. Dilimizde vidaları gevşemek (kendini tutamayıp çok gülmek), piston vida (iş makinelerinde vida biçiminde olan ve taşıyıcı görevi yapan pistona benzer araç), zıvanalı vida (zıvanası olan vida) kullanımları var (TDK Sözlük).
Veda sözcüğü ise, Arapça kökenli (vidāʿ) bir kelime. Ayrılırken birbirine selam ve esenlik dileme anlamına geliyor. Dilimizde veda etmek (vedalaşmak, esenleşmek, sevilen bir şeyle olan ilgisini kesmek) kullanımı mevcut.
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
KANO VE KANA
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kano ve kana sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak kano sözcüğü, Fransızca kökenli (canot) bir kelime. Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne anlamına geliyor.
Kana sözcüğü ise, yine İtalyanca kökenli (canna) bir kelime. Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler anlamına geliyor (TDK Sözlük).
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
KONU VE KONUK
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen konu ve konuk sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak konu sözcüğü, konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, üzerinde konuşulan şey; husus, laf, sermaye anlamına geliyor. Dilimizde konu mankeni (geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtmak üzere canlandıran kimse), ana konu (tema), bahis konusu (söz konusu), söz konusu (sözü edilen, üzerinde konuşulan; bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis) kullanımları var (TDK Sözlük).
Konuk sözcüğü ise, bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse; misafir, mihman, konakçının üzerindeki asalak anlamına geliyor. Dilimizde konuğu olmak (birine konuk olarak gidip kalmak), konuk gelmek (bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelmek), konuk etmek (birini evinde bir süre ağırlamak), konuk olmak (bir yerde kısa bir süre ağırlanmak), konukevi (resmi veya özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut; misafirhane), konuk köşesi (konukların oturması için hazırlanmış özel yer), konuk sanatçı (asıl programda olmayan, program dışı etkinliğe katılan sanatçı), konuksever (konuklarına iyi davranan, onları iyi ağırlayan ve kendisine konuk gelmesinden hoşlanan; misafirperver), şeref konuğu (bir toplantı, davet, balo vb.ne çağrılan konuklar arasında kendisine ayrıcalık tanınan, en çok değer ve önem verilen kişi; şeref misafiri) kullanımları var.
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
EVİN VE EVİÇ
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen evin ve eviç sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak evin sözcüğü, bir şeyin içindeki öz; lüp, buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü; habbe anlamına geliyor. Dilimizde evin bağlamak (ürün tanelenmek, tane bağlamak, olgunlaşmak) kullanımı var (TDK Sözlük).
Eviç sözcüğü ise, Arapça kökenli (evc) bir kelime. Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam anlamına geliyor (TDK Sözlük).
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.
KAPTAN VE KAFTAN
Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kaptan ve kaftan sözcüklerine değinmek istiyorum.
İlk olarak kaptan sözcüğü, İtalyanca kökenli (capitan) bir kelime. Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli, takım oyunlarında lider olarak seçilen, oyun içinde arkadaşlarını yöneten, kolunda özel renkli bir bant taşıyan oyuncu, kaptan pilot, yolcu otobüsü sürücüsü, kale komutanı; efe, bir işin başında bulunan, yönetici kimse anlamına geliyor. Dilimizde kaptan köşkü (kaptanın gemiyi yönettiği, geminin üst katında bulunan bölüm; kaptan köprüsü, köprü üstü), kaptan pilot (uçakta sorumlu ve en yetkili pilot; kaptan), kılavuz kaptan (bir devletin kılavuz alınması zorunlu olan sularında gemilere yol gösteren kimse; kılavuz) gibi kullanımları var (TDK Sözlük).
Kaftan sözcüğü ise, çoğu ipekten yapılan, bir tür uzun, süslü üst giysisi, padişahların gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaş veya kürkten yapılmış giysi; hilat anlamına geliyor. Dilimizde biçilmiş kaftan (bütünü ile uygun, elverişli iş) kullanımı mevcut.
Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.