Yolculuğum Başlarken…

Merhaba değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Diksiyon, iş yaşamındaki pozitif ve negatif davranışlar, beden dili ve sunum teknikleri üzerine paylaşımlar yapmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgi ve sağlıkla kalın.

ZAHİR VE ZAHİT

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen zahir ve zahit sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları. 

İlk olarak zahir sözcüğü, Arapça kökenli (ẓāhir) bir kelime. Açık, belli, dış yüz, görünüş anlamına geliyor. Kuşkusuz, elbette, şüphesiz anlamı da var.

“A” harfi kısa olarak okunuyor.

Zahit sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (zāhid) bir kelime. Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren kimse anlamına geliyor (TDK Sözlük). “A” harfi uzatılarak okunuyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TÜF VE KÜF

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen tüf ve küf sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak tüf sözcüğü, Fransızca kökenli (tuf) bir kelime. Jeoloji terimi ve yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Küf sözcüğü ise, Türkçe bir kelime. Ekmek, peynir vb. organik maddelerin üzerinde nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar anlamına geliyor. Pas anlamı da var. Dilimizde küf bağlamak (küflenmek, unutulmak), küf kokmak (kapalı, nemli yerler gibi ağır kokmak), küf kokusu (ağır koku), küf yeşili (açık yeşil renk), mavi küf (özellikle tütün fidelerinde üreyerek yaprak hastalığına yol açan asalak mantar), tel küf (vücutta hemen bütün dokularda yerleşebilen asalak bir mantar), ekmek küfü (ekmek, peynir vb. besinler üzerinde doğal olarak gelişen asklı mantar), limon küfü (yeşile çalan mavi renk) kullanımları mevcut.  

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NAN VE NAM

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen nan ve nam sözcüklerini ele almak istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Farsça kökenli olmaları. 

İlk olarak nan sözcüğü, Farsça kökenli (nān) bir kelime. Ekmek anlamına geliyor. “A” harfi kalın ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde nanıaziz (ekmek) kullanımı var.

Nam sözcüğü ise, yine Farsça kökenli (nām) bir kelime. Ad, ün anlamına geliyor. “A” harfi kalın ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde nam almak (şöhret sahibi olmak, tanınmak), nam kazanmak (ün sahibi olarak tanınmak), nam salmak (ününü her yana yaymak), nam vermek (ün kazanmak), bednam (kötü ün kazanan), namıdiğer (diğer bir deyişle) kullanımları mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TARZİYE VE TAZİYE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen tarziye ve taziye sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları. 

İlk olarak tarziye sözcüğü, Arapça kökenli (tarżiye) bir kelime. Yapılan kötü bir davranış için özür dileme, gönül alma anlamına geliyor. Dilimizde birine tarziye vermek (gönül almaya çalışmak, özür dilemek) kullanımı var.

Taziye sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (taʿziye) bir kelime. Ölen kimsenin yakınlarına başsağlığı dileme, taziyet anlamına geliyor. Dilimizde taziyeevi (cenaze sahiplerine baş sağlığı dilenmesi içim yapılan özel yer) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

CART VE DART

Merhaba  değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen cart ve dart sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak cart sözcüğü, Türkçe kökenli bir kelime. Sert bir şey yırtılırken çıkan ses anlamına geliyor. Hoşa gitmeyen, dikkat çeken renk anlamı da var (TDK Sözlük). Dilimizde cart kaba kağıt (senin tavrına değer verilmiyor anlamında kullanılan argo bir söz), cart cart ötmek (çok konuşmak), cart curt (gerekli gereksiz yerde söylenen abartılı söz), cart curt etmek (göz korkutmak veya övünmek amacıyla abartılı konuşmak) kullanımı var.

Dart sözcüğü ise, yine İngilizce kökenli (dart) bir kelime. Hedef noktaları dairesel olarak belirlenmiş nişan tahtasına küçük okların atılmasıyla oynanan bir oyun türü anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MAZİ VE MAZI

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen mazi ve mazı sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak mazi sözcüğü, Arapça kökenli (māżī) bir kelime. Geçmiş, geçmiş zaman anlamına geliyor. “A” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde maziye karışmak (geçmişte kalmak), naklî mazi (belirsiz geçmiş) kullanımları mevcut.  

Mazı sözcüğü ise, yine Farsça kökenli (māzū) bir kelime. Dipten dallanan bir süs bitkisi anlamına geliyor. Hayvansal ve bitkisel asalakların bitkilerde oluşturduğu ur anlamına geliyor. Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan ağaç dingil anlamı da var (TDK Sözlük). “A” harfi kısa okunuyor. Dilimizde mazı meşesi (mazı üstünde urların oluşturduğu bir tür meşe), kağnı mazısı (kağnının iki tekerleğini birbirine bağlayan, onlarla birlikte dönen, baltayla kabaca yontulmuş kütük) kullanımları var.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HARABİ VE HARABE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen harabi ve harabe sözcüklerini ele almak istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları. 

İlk olarak harabi sözcüğü, Arapça kökenli (ḫarābī) bir kelime. Alemci, meyhaneye giden anlamına geliyor. Kelimedeki ikinci “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Harabe sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ḫarābe) bir kelime. Yıkılmış yapı  anlamına geliyor. Kalıntı anlamı da var. Kelimedeki ikinci “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İHSAS VE İHSAN

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen ihsas ve ihsan sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları. 

İlk olarak ihsas sözcüğü, Arapça kökenli (iḥsās) bir kelime. Üstü kapalı anlatma, sezdirme, ima anlamına geliyor. Duyum anlamı da var. Dilimizde ihsas etmek (sezdirmek, ima etmek)  kullanımı var.

İhsan sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (iḥsān) bir kelime. İyilik etme, iyi davranma, bağışlama, bağışlanan şey, lütuf, inayet, atıfet, karşılık beklemeden yapılan yardım, iyilik anlamına geliyor. Dilimizde ihsan etmek (bağışta bulunmak, bağışlamak), ihsanıhümayın (padişah tarafından başarısından dolayı birine verilen görev, ödül, rütbe) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TENZİH VE TENZİL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen tenzih ve tenzil sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları. 

İlk olarak tenzih sözcüğü, Arapça kökenli (tenzīh) bir kelime. Arılama, kusur konduramama anlamına geliyor. Allah’ın bütün kusurlardan uzak olduğuna inanma anlamı da var (TDK Sözlük). “E” harfi kapalı olarak okunuyor. Dilimizde tenzih etmek (kusurlu ve kabahatli olmadığını, kötü vasıflardan soyutlandırıldığını, dışında tutulduğunu bildirmek) kullanımı mevcut.

Tenzil sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (tenzīl) bir kelime. İndirme, azaltma, çıkartma, aşağılama anlamına geliyor. “E” harfi kapalı olarak okunuyor. Dilimizde tenzil etmek (indirmek, aşağılatmak), tenzilirütbe (rütbe indirimi) kullanımları mevcut.

SAFİ VE KÂFİ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen safi ve kâfi sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları. 

İlk olarak safi sözcüğü, Arapça kökenli (şāfī) bir kelime. Katıksız, duru, temiz, net anlamına geliyor. Zarf olarak kullanıldığında ise, yalnız ve sadece anlamı var.“A” harfi uzatılarak okunuyor.

Kâfi sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (kāfī) bir kelime. Yeterli, yetecek ölçüde olan anlamına geliyor. “A” harfi düzeltme işareti ile yazılıyor ve ince olarak okunuyor. Dilimizde kâfi gelmek (yetmek, yetişmek) kullanımı var.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.