Yolculuğum Başlarken…

Merhaba değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Dilimizi güzel yazma ve okuma, dilimize yönelik farkındalığı artırmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgi ve sağlıkla kalın.

NEŞE VE MEŞE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen neşe ve meşe sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak neşe sözcüğü, Arapça kökenli (neşʾe) bir kelime. Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma anlamına geliyor. Dilimizde neşe saçmak (olumlu yanını çevresindeki insanlara da yansıtmak, etrafındakileri sürekli neşelendirmek), neşesi kaçmak (sevinci azalmak, kederlenmek), neşesini bulmak (neşeli bir duruma gelmek, neşelenmek) kullanımları var (TDK Sözlük).

Meşe sözcüğü ise, Farsça kökenli (bīşe) bir kelime. Kayıngillerden, yaz kış yapraklarını dökmeyen türleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı anlamına geliyor. Dilimizde meşe kömürü (meşenin yakılması ile elde edilen dayanıklı kömür), meşe odunu (meşe ağacından elde edilen dayanıklı odun, söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan kimse), mantar meşesi (Batı Akdeniz Bölgesi’nde yetişen bir tür meşe), yer meşesi (kurtluca) gibi kullanımları mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MELAMET VE SELAMET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen melamet ve selamet sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı, her ikisinin de Arapça kökenli olması.

İlk olarak melamet sözcüğü, Arapça kökenli (melāmet) bir kelime. Kınama, halkın gözünde kendisini kötü tanıtarak insanların beğenme ve saygısı yerine hor görmesini isteyen, böylelikle nefsi öldürerek Allah’a yaklaşmayı esas alan tasavvuf anlayışı anlamına geliyor. “A” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde melamet hırkası (her türlü gösteriş ve dünya kaygılarından uzak kalmayı öğütleyen Melamilerin kendilerini gizlemek için giydikleri varsayılan mecazi bir hırka) kullanımı var (TDK Sözlük).

Selamet sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (selāmet) bir kelime. Esenlik, her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu, anlatıma temel olan düşüncenin her bakımdan doğru ve sağlam olması anlamına geliyor. “A” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde selamete çıkmak (esenliğe kavuşmak, kurtulmak), sağ selamet (sağ salim) kullanımları var.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

YANGI VE YANKI

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen yangı ve yankı sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak yangı sözcüğü, iltihap anlamına geliyor. Dilimizde beyin yangısı (genellikle virüslerin yol açtığı ateş, baş ağrısı, kusma ve nöbetle belirgin bir tür hastalık), karaciğer yangısı (sarılık), karın zarı yangısı (karın zarının çabuk ilerleyen veya kronik iltihabı; karın zarı iltihabı) gibi kullanımları var (TDK Sözlük).

Yankı sözcüğü ise, sesin yansıtıcı bir yüzeye çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, eko, bir olayın çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki anlamına geliyor. Dilimizde yankı uyandırmak (bir konu üzerinde düşünülmesine, tartışılmasına yol açmak, ilgi veya tepki yaratmak), yankı yapmak (ses yansıtıcı bir yüzeye çarpıp ikinci kez duyulmak), yankı bilimi (fizik biliminin konusu ses olan kolu; akustik) kullanımları mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ÇÖMLEK VE GÖMLEK

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen çömlek ve gömlek sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak çömlek sözcüğü, toprak tencere anlamına geliyor. Dilimizde çömlek hamuru (çanak çömlek yapımında kullanılan özlü kil veya çamur), çömlek hesabı (basit ve güvenilmez hesap), çömlek kebabı (çömlek içinde pişirilen et yemeği), çanak çömleği (topraktan yapılmış türlü kaplar) kullanımları var.

Gömlek sözcüğü ise, vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi, kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı, kitap kapağına geçirilen kap, beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf, dosya kartonu, memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar, basamak, kat, derece anlamına geliyor. Dilimizde birini gömleğinden veya gömlekten geçirmek (evlat olarak kabul etmek, evlat edinmek), gömlek değiştirmek (yılan üst derisini değiştirmek, huy veya düşünce değiştirmek), gömlek eskitmek (deneyim kazanmış olmak), gömlek yağı (büyük ve küçükbaş hayvanlarda, işkembe ile bağırsakların üzerini saran ve çeşitli yemeklerde kullanılan yağ), ateşten gömlek (acı, üzüntü veren, dayanılmaz, sıkıntılı durum), oddan gömlek (ateşten gömlek) gibi kullanımları mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KAVİS VE KASİS

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kavis ve kasis sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kavis sözcüğü, Arapça kökenli (ḳavs) bir kelime. Bir eğrinin sınırlı bir kısmı; eğmeç anlamına geliyor. Dilimizde kavis çizmek (yay biçiminde yol izlemek) gibi kullanımı var.

Kasis sözcüğü ise, Fransızca kökenli (cassis) bir kelime. Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler, yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek, bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark, engel anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

SOBA VE SODA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen soba ve soda sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak soba sözcüğü, Macarca kökenli (szoba) bir kelime. İçinde kömür, odun veya gaz yakılan veya elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı anlamına geliyor. Dilimizde elektrik soba (elektrik enerjisi ile çalışan, ısıtma amacıyla kullanılan bir tür soba; elektrik sobası), ayakkabı sobası (ayağı sıcak tutmak için taban ölçüsünde kesilerek ayakkabı içine konulan keçe), kömür sobası (sadece kömür yakılmasına elverişli bir soba türü), odun sobası (sadece odun yakılmasına elverişli bir soba türü) gibi kullanımları var.

Soda sözcüğü ise, İtalyanca kökenli (soda) bir kelime. Suya karbondioksit ve bikarbonat eklenerek elde edilen, sindirimi kolaylaştırmak için kullanılan içecek, çamaşır sodası anlamına geliyor. Dilimizde çamaşır sodası (beyaz çamaşırları ağartmak için kullanılan sodyum karbonat; soda), maden sodası (maden suyunun içine sıkıştırılmış gaz doldurulduktan sonra elde edilen şişe suyu) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

SAİR VE ŞAİR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen sair ve şair sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı, her ikisinin de Arapça kökenli olması.

İlk olarak sair sözcüğü, Arapça kökenli (sāʾir) bir kelime. Başka, öteki, diğer anlamına geliyor.

Şair sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (şāʿir) bir kelime. Şiir söyleyen veya yazan kimse; ozan, hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kimse anlamına geliyor. Dilimizde halk şairi (halk ozanı), saz şairi (halk ozanı) kullanımları var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

OBA VE ODA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen oba ve oda sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak oba sözcüğü, göçebelerin konak yeri, bu yerde konaklayan göçebe halk veya aile, genellikle bölmeli göçebe çadırı, altı veya sekiz kişiden oluşan en küçük izci birliği, çuldan yapılan çadır anlamına geliyor. Dilimizde obabaşı (obanın başı olan kimse) kullanımı var.

Oda sözcüğü ise, evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmi birlik, yeniçeri kışlası, köy odası, daire anlamına geliyor. Dilimizde odabaşı (hanlarda çalışan uşakların başı, yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay, padişahın en yakın adamlarından olup huzura giren, giyinip soyunmasına yardım eden, emir ve fermanlarını bildiren, işler hakkında gereken hususları padişaha sunan Enderun ağası), art oda (gözün iris tabakası ile merceği arasındaki boşluk), oturma odası (ev halkının oturması için ayrılmış oda), çalışma odası (konutlarda çalışmak için özel olarak ayrılmış ve döşenmiş oda), etüt odası (okullarda etüt için ayrılmış bölüm), köy odası (köylülerin çeşitli toplantılar yaptıkları veya konukların köyde kalması için hazırladıkları yer) gibi kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TELEF VE TELİF

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen telef ve telif sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı, her ikisinin de Arapça kökenli olması.

İlk olarak telef sözcüğü, Arapça kökenli (telef) bir kelime. Hayvanı yok etme, öldürme, boş yere harcama, yıpratma anlamına geliyor.  Dilimizde telef etmek (hayvanı öldürmek, mahvetmek, yok etmek), telef olmak (hayvan, ölmek, mahvolmak) kullanımları var (TDK Sözlük).

Telif sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (teʾlīf) bir kelime. Uzlaştırma, kitap yazma, telif hakkı, yazarın kendisinin kaleme aldığı anlamına geliyor. Dilimizde telif etmek (uzlaştırmak, kitap yazmak), telif hakkı (bir fikir veya sanat eserini yaratan kişinin, bu eserden doğan haklarının hepsi; telif, yazar hakkı, röyalti) kullanımları mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

STREÇ VE STRES

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen streç ve stres sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı, her ikisinin de İngilizce kökenli olması.

İlk olarak streç sözcüğü, İngilizce kökenli (strech) bir kelime. Esnek, çeşitli maddelerin havayla etkileşimini ortadan kaldırmak amacıyla sarıldığı şeffaf paketleme malzemesi anlamına geliyor.  

Stres sözcüğü ise, yine İngilizce kökenli (stress) bir kelime. Ruhsal gerilim anlamına geliyor. Dilimizde stres atmak (bir etkinlikte bulunarak gerginlikten, sıkıntıdan kurtulmak), strese girmek (gerilmek, sıkıntıya girmek), strese sokmak (gerilime, sıkıntıya sokmak), egzersiz stres testi (kalp damar hastalıklarını araştırmada kullanılan testlerden biri) kullanımları var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.