Yolculuğum Başlarken…

Merhaba değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Diksiyon, iş yaşamındaki pozitif ve negatif davranışlar, beden dili ve sunum teknikleri üzerine paylaşımlar yapmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgi ve sağlıkla kalın.

KÂM VE KAM

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine kâm ve kam sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Kâm, Farsça kökenli (kām) bir kelime. Zevk, mutluluk, tat anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde bir şeyden kâm almak (bir şeyden olabildiğince zevk almak, keyfini çıkarmak) kullanımı var.

Kam sözcüğü ise, Türkçe bir kelime. Şaman anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor.

Bir düzeltme harfinden ne olur ki demeyin, kelime bambaşka anlama geliyor. Sevgi ve sağlıkla kalın.

RAHÎM VE RAHİM

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazıda düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan rahîm ve rahim sözcüklerini ele almak istiyorum.

İlk olarak rahîm sözcüğü, Arapça kökenli (raḥīm) bir kelime. Koruyan, acıyan, merhamet eden (Tanrı) anlamına geliyor. Koruyarak, acıyarak, merhamet ederek zarf olarak kullanımı da var. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “i” harfi uzatılarak okunuyor.  

Rahim sözcüğü ise, Arapça kökenli (raḥm) bir kelime. Acıma, esirgeme anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “i” harfi kısa olarak okunuyor. Dilimizde sılayırahim (anne, baba ve akrabayı ziyaret etme) kullanımı var.

Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.       

YAR VE YÂR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan yar ve yâr sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Yar, Türkçe bir kelime. Uçurum anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde yardan artmak (kazaya uğratmak), yalı yar (coğrafya terimi, yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru ilerleyen yar, falez) kullanımları var (TDK Sözlük).

Yâr sözcüğü ise, Farsça kökenli (yār) bir kelime. Sevgili, dost, tanıdık anlamına geliyor. Aynı zamanda yardımcı anlamı da var. Düzeltme işaretiyle yazılıyor, “a” harfi ince ve uzun olarak okunuyor. Dilimizde yârden mi geçersin, serden mi? (eş değerde iki şeyin birinden vazgeçme güçlüğü karşısında söylenen bir söz), yâr beni ansın bir koz ile, o da çürük çıksın (bir dostun verdiği armağan değersiz de olsa, kişinin hatırlandığını göstermesi çok değerlidir ),  yâr olmak (yardım etmek, yararlı olmak) kullanımları mevcut.

Güzel bir gün olsun. Sevgi ve sağlıkla kalın.

VÂRİS VE VARİS

Merhaba değerli arkadaşlarım, düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan vâris ve varis sözcüklerine değinmek istiyorum.

Vâris sözcüğü, Arapça kökenli (vāris̱) bir kelime. Kalıtçı, kalan bir şeyden yasalar gereğince yararlanan kişi, mirasçı, vâris. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Varis sözcüğü ise, Fransızca kökenli (varice) bir kelime. Toplardamar genişlemesi, damar hastalığı anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde varis çorabı (damar hastalığına yönelik özel üretilen tıbbi malzeme, çorap) kullanımı var.

Keyifli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

VÂKIF VE VAKIF

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan vâkıf ve vakıf sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak vâkıf sözcüğü, Arapça kökenli (vāḳif) bir kelime. Bilen, farkında olan anlamına geliyor. Bir şeyi vakıf durumuna getiren anlamı da var. düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde vâkıf olmak (bilmek, öğrenmek) kullanımı mevcut.

Vakıf sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (vaḳf) bir kelime. Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarda ve resmi bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk, para; bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve paranın iade edildiği yer, birçok kişi tarafından kurulan ve toplum yararına çalışmayı ilke edilen kuruluş anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor. Dilimizde vakıf kurmak (belli bir hizmeti görmek için vakıf oluşturmak), vakfetmek (mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek veya bağışlamak), vakıf malı (vakfa devlet veya kişilerden devredilen ve üçüncü şahısların kullanması mümkün olmayan mal), vakıf toprağı (vakfın mülkiyeti altında olan toprak veya arazi) kullanımları mevcut.

Keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ADET VE ÂDET

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcük serisinde adet ve âdet sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Adet sözcüğü, Arapça kökenli (ʿaded) bir kelime. Sayı, tane anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi normal olarak okunuyor. Dilimizde adedimürettep (tam sayı) kullanımı var.

Âdet sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ʿādet) bir kelime. Gelenek, görenek, alışkanlık, eskiden beri uyulan kural anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde âdet edinmek (bir şeyi alışkanlık ve huy haline getirmek), âdet olduğu üzere (alışıldığı gibi), âdet yerini bulsun diye (gerekli olduğu için değil, sadece alışılmış olduğu için), âdet olmak (öteden beri yapılan, gelenek olan), âdetgörmezlik (menopoz) kullanımları mevcut.

Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

AŞIK VE ÂŞIK

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan aşık ve âşık sözcüklerini ele almak istiyorum.

Aşık sözcüğü, Türkçe bir kelime. Bir anatomi terimidir ve aşık kemiği anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün mimarlık terimi olarak aşırma anlamı da var (TDK Sözlük). Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde aşık atmak (aşık kemiğiyle oyun oynamak), biriyle aşık atmak (yarışmak, boy ölçüşmek), aşığı cuk oturmak (işi çok olumlu bir biçim almak), aşık kemiği (çift tırnaklı hayvanların ön dizlerinde bulunan bir eklem kemiği; insanın ayak bileğindeki çıkıntılı kemik), aşık daima bey oturmaz (işi çoğunlukla iyi giden bir kimse, talihinin her zaman ona yar olamayacağını bilmelidir anlamında) kullanımları mevcut.

Âşık sözcüğü ise, Arapça kökenli (ʿāşiḳ) bir kelime. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, tutkun kimse anlamına geliyor. Aynı zamanda dalgın, kalender kişi ve halk ozanı anlamına da var. Dilimizde âşığa Bağdat sorulmaz (bir şeye çok istekli olan kimsenin, o şeyi elde etmedeki zorlukları hiçe saydığını anlatan söz), âşığa Bağdat uzak değil (bir şeyi elde etmek için aşırı istekli olan kimseye, bu uğurda katlanacağı fedakarlıklar güç gelmez), âşık etmek (birinin kendisine bağlanmasını, sevmesini sağlamak), âşığın gözü kördür (kendini aşka kaptıran, gözü başka bir şey görmeyen kişi), âşık olmak (sevmek), sırsıklam âşık (sırılsıklam âşık) kullanımları mevcut.  

Bir düzeltme işaretinden ne olur ki demeyin, dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HÂLÂ VE HALA

Merhaba değerli arkadaşlarım, düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcüklere hâlâ ve hala sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Hâlâ sözcüğü, Arapça kökenli (ḥālā) bir kelime. O zamana kadar, hâlen, henüz anlamına geliyor. Her iki “a” harfi de düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve ilk “a” harfi uzatılarak, ikinci “a” harfi ise ince olarak okunuyor. Dilimizde hâlâ o masal (hep aynı söz, düşünce ve davranış) kullanımı var.

Hala ise, yine Arapça kökenli (ḫāle) bir kelime. Babanın kız kardeşi anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanmadan yazılıyor ve her iki “a” harfi de kalın olarak okunuyor. Dilimizde hala kızı, hala oğlu kullanımları mevcut.

Keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ÂDEMİYET VE ADEMİYET

Merhaba değerli arkadaşlarım, düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcüklere âdemiyet ve ademiyet ile devam etmek istiyorum.

Âdemiyet sözcüğü, Arapça kökenli (ādemiyyet) bir kelime. İnsanlık, adamlık anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.    

Ademiyet ise, yine Arapça kökenli (ʿademiyyet) bir kelime. Yokluk anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor.

Ademiyet görmediğiniz, âdemiyet gördüğünüz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HÂKİMANE VE HAKİMANE

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan hâkimane ve hakimane sözcüklerine değinmek istiyorum.

Hâkimane, Arapça ḥākim + Farsça -āne kökenli bir kelime. Buyururcasına, hükmedercesine anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Hakimane ise, yine Arapça ḥakīm + Farsça  -āne kökenli bir kelime. Bilgece anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor.

Keyifli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.