Yolculuğum Başlarken…

Merhaba değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Diksiyon, iş yaşamındaki pozitif ve negatif davranışlar, beden dili ve sunum teknikleri üzerine paylaşımlar yapmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgi ve sağlıkla kalın.

KEFALET VE KEFARET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan kefalet ve kefaret

Sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak kefalet sözcüğü, Arapça kökenli (kefālet) bir kelime. Birinin borcunu ödememesi, kefillik anlamına geliyor. “A” harfi uzun okunuyor. Dilimizde kefalet mektubu (bir işin yapılması için birisinin kefil olduğunu, güvence verdiğini belirten belge), kefaleten (kefalet yoluyla), kefaletname (bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge, kefillik kağıdı), kefalet senedi (gemi veya malın serbest bırakılması için verilen belge) kullanımları var.

Kefaret sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (keffāret) bir kelime. Bir günahı Tanrı’ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç anlamına geliyor (TDK Sözlük). Diyet anlamı da var. “A” harfi uzun okunuyor. Dilimizde bir şeyin kefaretini ödemek (cezasını çekmek) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

BERAAT VE BERAT

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda bir harfin eksilmesi ile oluşan ve bambaşka anlama gelen beraat ve berat sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak beraat sözcüğü, Arapça kökenli (berāʾat) bir kelime. Bir hukuk terimi ve aklanma anlamına geliyor. Dilimizde beraat etmek (aklanmak), beraatizimmet (borçsuzluk) kullanımları mevcut. İki “a” harfiyle yazılıyor. İlk “a” harfi kalın, ikinci “a” harfi ince olarak okunuyor.

Berat sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (berāt) bir kelime. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent anlamına geliyor. Aynı zamanda Osmanlı Devleti’nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, nişan veya ayrıcalık verilen kişiler için çıkarılan padişah buyruğu anlamına da geliyor (TDK Sözlük). Tek “a” harfiyle yazılıyor. Kalın “a” ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde ihtira berate (bilinen araç, gereçlerle ve yaratıcı güçle yeni bir şey bulana, bulduğu şeyden bir süre yalnız kendisinin yararlanması için devletçe verilen belge) kullanımı var. Berat kandili ve Berat gecesi de özel isim olduğu için büyük harfle yazılıyor.

Tek bir harfi eksik yazmaktan ya da telaffuz etmekten ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

DELALET VE DALALET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan delalet ve dalalet

sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak delalet sözcüğü, Arapça kökenli (delālet) bir kelime. Kılavuzluk, iz, işaret anlamına geliyor. Dilimizde delalet etmek (yol göstermek, göstermek, anlatmak) kullanımı var (TDK Sözlük).

Dalalet sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ḍalālet) bir kelime. Doğru yoldan ayrılma, sapkınlık anlamına geliyor. Dilimizde dalalete düşmek (doğru yoldan ayrılmak) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MAĞRUR VE MAĞDUR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan mağrur ve mağdur

sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak mağrur sözcüğü, Arapça kökenli (maġrūr) bir kelime. Gururlu, kibirli, kendini beğenmiş anlamına geliyor. Dilimizde mağrur olmak (kibirlenmek, gururlanmak, kendini beğenmek) kullanımı var.

Mağdur sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (maġdūr) bir kelime. Haksızlığa uğramış kimse anlamına geliyor. Dilimizde mağdur etmek (zarara uğratmak) ve mağdur olmak (zarara uğramak) kullanımları mevcut.

Herkese sağlıklı, keyifli bir yıl dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MÜRTECİ VE MÜLTECİ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazımda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan mürteci ve mülteci sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak mürteci sözcüğü, Arapça kökenli (murteciʿ) bir kelime. Yeni düzene karşı direnen kişi, gerici anlamına geliyor.

Mülteci sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (multecī) bir kelime. Sığınmacı anlamına geliyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İSAL, İSALE VE İSHAL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazımda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen sözcük serisi kapsamında isal, isale ve ishal sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak isal sözcüğü, Arapça kökenli (īṣāl) bir kelime. Ulaştırma anlamına geliyor. Telaffuzda “i” harfi uzatılarak okunuyor.  

İsale sözcüğü, yine Arapça kökenli (isāle) bir kelime. Akıtma anlamına geliyor. Telaffuzda “i” harfi kısa ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

İshal sözcüğü ise, Arapça kökenli (ishāl) bir kelime. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, kabız karşıtı anlamına geliyor (TDK Sözlük). Telaffuzda kelime yazıldığı gibi okunuyor. Yani “h” harfi yutulmuyor. Dilimizde ishal olmak (bağırsakları bozulmak) ve kanlı ishal (tıp teriminde dizanteri) kullanımları mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TAHRİBAT, TAHRİFAT VE TAHRİKÂT

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen sözcük serisi kapsamında tahribat, tahrifat ve tahrikât sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak tahribat sözcüğü, Arapça kökenli (taḫrībāt) bir kelime. Yıkıp bozma, harap etme anlamına geliyor. Telaffuzda “i” harfi uzatılarak okunuyor (TDK Sözlük).

Tahrifat sözcüğü, yine Arapça kökenli (taḥrīfāt) bir kelime. Bir şeyin aslını bozma, değiştirme anlamına geliyor. Tahribat sözcüğünde olduğu gibi “i” harfi uzatılarak okunuyor.

Tahrikât sözcüğü ise, Arapça kökenli (taḥrīkāt) bir kelime. Kışkırtmalar anlamına geliyor. İlk “a” harfi düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kalın “a” olarak okunuyor. İkinci “a” harfi ise, düzeltme işareti ile yazılıyor ve ince “a” olarak okunuyor. “İ” harfi de uzatılarak okunuyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin, bir harfin değişmesinden oluşan üç farklı kelimeden bahsettik J Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İKMAL VE İHMAL

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen ikmal ve ihmal sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı, her ikisinin de Arapça kökenli olması.

İkmal sözcüğü Arapça kökenli (ikmāl) bir kelime. Eksik bir şeyi tamamlama, bütünleme, bitirme anlamına geliyor. Askerlik terimi olarak geri hizmet anlamı var. Edebiyat terimi olarak ise, dizenin anlamını sonra gelen cümle veya dize ile tamamlama anlamına geliyor (TDK Sözlük). Dilimizde ikmale bırakmak (bütünlemeye kalmasına sebep olmak), ikmale kalmak (bütünlemeye kalmak), ikmal etmek (bitirmek, tamamlamak), ikmal imtihanı (bütünleme sınavı) kullanımları mevcut.

İhmal sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ihmāl) bir kelime. Gereken ilgiyi göstermeme, savsaklama, önem vermeme anlamına geliyor. Dilimizde ihmal edilmek (gereken ilgiden yoksun bırakılmak), ihmal etmek (savsaklamak, birine gereken ilgiyi göstermemek) kullanımları mevcut. Telaffuzda “h” harfi de okunuyor. Aksi takdirde imal diye telaffuz edersek bambaşka bir anlama geliyor. İmal sözcüğü Arapça kökenli (iʿmāl) bir kelime, ham maddeyi işleyip mal üretme, yapım anlamına geliyor.  Dilimizde imal etmek (ham maddeyi işleyerek bir mal üretmek) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin, kelimenin anlamı tamamen değişiyor. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NÂR VE NAR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda farklılaşan nâr ve nar sözcüklerine değinmek istiyorum.

Nâr sözcüğü, Arapça kökenli (nār) bir kelime. Ateş anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde nârına yanmak (ateşine yanmak), nârıbeyza (akkor, ışık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan akkor kömür) kullanımları mevcut.

Nar sözcüğü ise, Farsça kökenli (nār, enār) bir kelime. Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte küçük bir ağaç, kırmızı sulu taneli meyve anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor. Dilimizde nar gibi (iyice kızarmış yiyecek), nar çiçeği (parlak kırmızı renk), nar şerbeti (nardan yapılan şerbet), kudret narı (sarı çiçekli, parçalı yapraklı, bir yıllık otsu bitki, aynı zamanda sarı ve turuncu meyvesi) kullanımları var.

Nar gibi bolluk, bereket dolu bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

VÂKIA VE VAKIA

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine vâkıâ ve vakıa sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

İlk olarak vâkıâ sözcüğü, Arapça kökenli (vāḳiʿā) bir kelime. Gerçi, her ne kadar, … ise de anlamına geliyor. Her iki “a” harfi de düzeltme işaretiyle yazılıyor ve uzatılarak okunuyor.

Vakıa sözcüğü, yine Arapça kökenli (vāḳiʿa) bir kelime. Olgu anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve her iki “a” harfi de kısa olarak okunuyor. Vaka sözcüğü de, Arapça kökenli (vaḳʿa) bir kelime. Olay, hadise anlamına geliyor. Dilimizde klinik vaka şeklinde kullanım mevcut.

Herkese iyi haftalar dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.