Yolculuğum Başlarken…

Merhaba değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Diksiyon, iş yaşamındaki pozitif ve negatif davranışlar, beden dili ve sunum teknikleri üzerine paylaşımlar yapmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgi ve sağlıkla kalın.

METÎN VE METİN

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcük serisine metîn ve metin sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Metîn sözcüğü, Arapça kökenli (metīn) bir kelime. Metanetli anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “i” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde metin olmak (dayanıklı ve sağlam olmak) birleşik fiili var.

Metin sözcüğü de Arapça kökenli (metn) bir kelime. Tekst, bir yazıyı oluşturan kelimeler bütünü anlamına geliyor. Sözcüğün aynı zamanda basılı veya el yazması parça anlamı da var (TDK Sözlük). Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde metinler arasılık (bütüncül bir yapıya ulaşmak için bir edebi metne hem edebiyat alanında hem de başka alanlardan metin parçalarının katılması) birleşik kelime kullanımı mevcut.

Herkese keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KÂNUN VE KANUN

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan kânun ve kanun sözcüklerine değinmek istedim.

Kânun, Arapça kökenli (kānūn) bir sözcük. Eski takvimde Aralık (ilk kânun) ve  Ocak (son kânun) ayları anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor.

Kanun sözcüğü ise, Arapça kökenli (ḳānūn) bir kelime. Yasa, geçerli olan kural anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak (kaanun) okunuyor. Dilimizde kanun çıkarmak, kanunu çiğnemek, kanun koyucu, kanunname, orman kanunu gibi kullanımlar mevcut. Müzik terimi olan kanun, Arapça kökenli (ḳānūn) bir kelime olup, telli ince saz çalgısı anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor (TDK Sözlük).

Dilimize özendiğimiz günler dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.

SARİ VE SÂRİ

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine sari ve sari kelimeleriyle devam etmek istiyorum.

Sari sözcüğü, Hintçe ve Hint kadınlarına özgü giysi anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün, giysinin yapıldığı kumaş anlamı da var (TDK Sözlük). Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa okunuyor.

Sâri sözcüğü ise, Arapça kökenli (sārī) bir kelime. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Başkasına geçen, geçici, bulaşıcı hastalık anlamına geliyor.

Keyifli ve verimli bir hafta olsun. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NAKİL VE NÂKİL

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan kelimeler serisine nakil ve nâkil sözcükleriyle devam etmek istedim.

Nakil sözcüğü, Arapça kökenli (naḳl) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa okunuyor. Bir yerden alıp başka yere aktarma, taşıma, taşınma, göç anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün anlatma, söyleme, tayin, kopya etme, tercüme etme anlamı da var (TDK Sözlük). Dilimizde nakil aracı, nakledilmek, nakletmek, naklettirmek, kan nakli, bitki nakli, organ nakli gibi birleşik kelime ve fiil kullanımları da mevcut.

Nâkil sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (nāḳil) bir kelime. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Taşıyan, aktaran, anlatan anlamına geliyor. Aynı zamanda fizik terimi olarak da sözcüğün iletken anlamı mevcut.

Herkese keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

SADIR VE SÂDIR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan seriye sadır ve sâdır ile sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Sadır sözcüğü, Arapça kökenli (ṣadr) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa okunuyor. Göğüs, kalp anlamına geliyor. Sözcüğün aynı zamanda kazaskerlere verilen unvan ve sadrazam anlamı da var. Dilimizde sadra şifa vermek (gönlünü ferahlatmak) kullanımı da mevcut.

Sâdır sözcüğü de Arapça kökenli (ṣādir) bir kelime. Düzeltme işareti ile yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Çıkan, görünen anlamına geliyor. Dilimizde sâdır olmak (ortaya çıkmak) kullanımı da mevcut.

Sözcük serisine önerilerinizi bekliyorum 🙂  bilgi@burcuyigit.com e-posta adresinden iletişime geçebilirsiniz. Sevgi ve sağlıkla kalın.

LAM VE LÂM

Merhaba değerli arkadaşlarım, bugünkü yazımda düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcük serisine lam ve lâm sözcükleri ile devam etmek istedim.

İlk olarak lam sözcüğü, Fransızca kökenli (lame) bir kelime. Mikroskopta incelenecek maddelerin üzerine konulduğu dar, uzun cam parçası anlamına geliyor. Kelimenin dar, çok ince metal parça anlamı da mevcut (TDK Sözlük).  Düzeltme işareti olmadan yazılmasına ragmen, ince “a” harfi şeklinde okunuyor. Aynı zamanda sözcüğün Fransızca okunuşu da  birebir aynıdır.

Lâm sözcüğü ise, Arapça kökenli (lām) bir kelime. Arap alfabesinin yirmi üçüncü harfinin adı. Dilimizde bir şeyin kesin olduğunu, başka bir yolunun olmadığını ifade etmek için “lâmı cimi yok” diyoruz.  

Yazım ve telaffuzda farklılaşan yazı serisine katkılarınızı bekliyorum 🙂  bilgi@burcuyigit.com e-posta adresine yazabilirsiniz. Sevgi ve sağlıkla kalın.

AYAN VE ÂYAN

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda düzeltme işareti ile yazım ve telaffuzda farklılaşan ayan ve âyan sözcüklerine değinmek istedim.

Ayan, Arapça kökenli (ʿiyān) bir sözcük. Belli, açık anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde ayan beyan (apaçık, açık, seçik şekilde) ve ayan olmak (bilinir olmak) kullanımları mevcut. 

Âyan sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (aʿyān) bir sözcük. İleri gelenler anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün senato üyeleri anlamı da mevcut. Düzeltme işareti ile yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Herkese güzel ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

FÂNİ VE FANİ

Merhaba değerli arkadaşlarım, bugünkü yazımda yazım ve telaffuzda düzeltme işareti ile farklılaşan fâni ve fani sözcüklerine değinmek istiyorum.

Fâni sözcüğü, Arapça kökenli (fānī) bir kelime. Düzeltme işareti ile yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Ölümlü, geçici ve insanoğlu anlamına geliyor. Dilimizde fâni dünya (ölümlü dünya) birleşik kelime kullanımı mevcut.

Fani sözcüğü ise, Fransızca kökenli (phanie) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Fani, bir fizik terimi ve insan gözünün algıladığı ışık şiddeti anlamına geliyor.

Yazım ve telaffuzda düzeltme işareti ile farklılaşan sözcük serimize katkılarınız için bilgi@burcuyigit.com e-posta adresine yazabilirsiniz. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ŞURA VE ŞÛRA

Merhaba değerli arkadaşlarım, düzeltme işareti ile yazıda farklılaşan ve farklı anlama gelen sözcük serisine şura ve şûra ile devam etmek istiyorum.

Şura sözcüğü, şurası, şu yer anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde şuradan buradan (birçok yerden, her konudan) kullanımı mevcut.

Şûra sözcüğü ise, Arapça kökenli (şūrā) bir kelime. Bir alanla ilgili oluşturulan danışma kurulu anlamına geliyor. “U” harfi düzeltme işareti ile yazılıyor ve uzatılarak okunuyor.

Herkese keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ACİZ VE ÂCİZ

Merhaba değerli arkadaşlarım, düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcük serisine aciz ve âciz sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

İlk olarak aciz sözcüğü, Arapça kökenli (ʿacz) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Güçsüzlük, beceriksizlik anlamına geliyor. Aynı zamanda kişinin ya da kuruluşun borcunu zamanında ödeyememesi anlamı da var. Dilimizde aciz içinde olmak (gücü yetmemek), acze düşmek (çaresiz kalmak) kullanımları mevcut.

Âciz sözcüğü ise, yine Arapça kelime kökenli (ʿāciz) bir kelime. Düzeltme işareti ile yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak aaciz şeklinde okunuyor. Güçsüz, beceriksiz şekilde anlamına geliyor. Dilimizde âciz kalmak (çok uğraşmaya rağmen bir işi yapamamak) kullanımı var.

Düzeltme işareti ile farklılaşan sözcük önerileriniz için bilgi@burcuyigit.com  e-posta adresine yazabilirsiniz 🙂 Sevgi ve sağlıkla kalın.