NÂR VE NAR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda farklılaşan nâr ve nar sözcüklerine değinmek istiyorum.

Nâr sözcüğü, Arapça kökenli (nār) bir kelime. Ateş anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde nârına yanmak (ateşine yanmak), nârıbeyza (akkor, ışık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan akkor kömür) kullanımları mevcut.

Nar sözcüğü ise, Farsça kökenli (nār, enār) bir kelime. Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte küçük bir ağaç, kırmızı sulu taneli meyve anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor. Dilimizde nar gibi (iyice kızarmış yiyecek), nar çiçeği (parlak kırmızı renk), nar şerbeti (nardan yapılan şerbet), kudret narı (sarı çiçekli, parçalı yapraklı, bir yıllık otsu bitki, aynı zamanda sarı ve turuncu meyvesi) kullanımları var.

Nar gibi bolluk, bereket dolu bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

EMÎR VE EMİR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine emîr ve emir sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

İlk olarak emîr, Arapça kökenli (emīr) bir kelime. Araplarda ve bazı Müslüman ülkelerde bir kavim, şehir veya ülkenin başı anlamına geliyor (TDK Sözlük). Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “i” harfi hafif uzatılarak okunuyor.

Emir sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (emr) bir kelime. Komut, talimat, buyruk, istek anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün bitki biliminde Orta Anadolu’da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm anlamı da var (TDK Sözlük). Dilimizde emir almak, emir vermek, emrine girmek, emir eri, emir kulu, emrivaki, yazılı emir, ödeme emri, emir kipi, arama emri, emretmek gibi kullanımları da mevcut.

Herkese şimdiden iyi hafta sonları dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NÂZIM VE NAZIM

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisi kapsamında nâzım ve nazım sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Nâzım, Arapça kökenli (nāẓim) bir kelime. Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden anlamına geliyor. Aynı zamanda kelimenin manzume yazan kişi anlamı da var. düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde mimarlık terimi olan nâzım plan (bir yerleşim bölgesinin bütün bayındırlık işlerinde göz önünde tutulmak için hazırlanmış plan) kullanımı mevcut (TDK Sözlük). Aynı zamanda rahmetli dedemin ismi, özel isim olarak da kullanılıyor.

Nazım sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (naẓm) bir kelime. Şiir anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor. Dilimizde nazım birimi (şiirde en küçük anlam bütünlüğünü sağlayan ve kendi içinde bağımsız dize topluluğu), nazım türü (konusuna göre şiirin kendi içinde ayrılan ve adlandırılan her bir türü), nazmetmek (nazım olarak düzenlemek), serbest nazım (ölçü, uyak gibi klasik ve bağlayıcı kuralları bir kenara iten şiir tarzı) kullanımları var.

Şair Nazım Hikmetin yanı sıra, rahmetli dedemin de adı olması sebebiyle çok sevdiğim, benim için yeri ayrı olan bir isim ve kelime. Herkese keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HÂL VE HAL

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine hâl ve hal sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Hâl sözcüğü, Arapça kökenli (ḥāl) bir kelime. Durum, vaziyet, tavır, şimdiki zaman, güç, kuvvet, takat, kötü durum, sıkıntı dert anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde …hâline gelmek (gibi olmak), hâlden anlamak (birinin içinde bulunduğu duruma anlayış göstermek), hâle yola koymak (iyi bir düzen vermek), … hâlini almak (herhangi bir duruma gelmek), hâli kalmamak (gücü, takati kalmamak), hâli harap olmak (bitkin, perişan olmak), hâli tavrı yerinde (durumu, görünüşü düzgün), hâli vakti yerinde (durumu iyi, zengin), hâlihazır (şimdiki durum), medeni hâl (evli olup olmama durumu), insanlık hâli (her insanda görülen durum), kendi hâlinde (hiçbir şeye karışmayan, sessiz), o hâlde (öyleyse), iyi hâl (bir kimsenin yaşayışında kötü, sakıncalı durum olmama hâli), orta hâlli (gelir düzeyi orta olan), hasbihâl (söyleşi, sohbet), aksi hâlde (yoksa, aksi takdirde), fena hâlde (aşırı ölçüde, son derece) kullanımları var. Bunlara ek olarak, herhâlde birleşik yazılırsa büyük bir ihtimalle, belki anlamına geliyor. Ancak her hâlde olarak ayrı yazılırsa kesinlikle anlamına geliyor.

Düzeltme işareti kullanılmadan yazılan hal sözcüğünün dilimizde üç farklı anlamı var. Hal, Arapça kökenli (ḥall) bir kelime. Çözme, çözülme, çözüm, eritme, karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma anlamına geliyor. “A” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde hal çaresi (çözüm yolu), hallihamur (birbirine karışma), hallolmak (çözümlemek, sonuçlanmak) kullanımları mevcut.

Fransızca kelime kökenli (halle) hal sözcüğü, sebze, meyve ve bakliyat vb. nin satıldığı yer anlamına geliyor. Yine “a” harfi ince olarak okunuyor.

Arapça kökenli (ḫalʿ) hal sözcüğünün anlamı tahttan indirmek. “A” harfi kalın olarak okunuyor. Çözmek ve yoluna koymak anlamına gelen halletmek iki “l” harfiyle yazılıyor, tahttan indirmek anlamına gelen haletmek ise tek “l” harfiyle yazılıyor.

Dile özendiğiniz keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.  

ÂKİT VE AKİT

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda yazı ve telaffuzda farklılaşan âkit ve akit sözcüklerine değinmek istiyorum.

Âkit, Arapça kökenli (ʿāḳid) bir kelime. Bağıtçı, yani bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan anlamına geliyor (TDK Sözlük). Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.  

Akit sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ʿaḳd) bir kelime. Sözleşme, nikah anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde akit vaadi (ön sözleşme), akdetmek (sözleşme yapmak), evlilik akdi (nikah), hizmet akdi (iş sözleşmesi), iş akdi (iş sözleşmesi) kullanımları mevcut.  

Herkese keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HÂK VE HAK

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işareti ile farklılaşan sözcük serisine hâk ve hak sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Hâk sözcüğü, Farsça kökenli (ḫāk) bir kelime. Toprak anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde hâk ile yeksan etmek, hâk ile yeksan olmak kullanımları var.

Adalet, pay, verilmiş emekten gelen manevi yetki, emek karşılığı ücret, doğru, gerçek anlamına gelen hak sözcüğü, Arapça kökenli (ḥaḳḳ) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde hak yemek, hak etmek, hakkı geçmek, hak kazanmak, hakkı olmak, hakkından gelmek, hakkını aramak, hakkını helal etmek, hak vermek, hakkı ödenmemek, kul hakkı, oy hakkı, seçme hakkı, seçilme hakkı, telif hakkı, yazar hakkı gibi kullanımlar mevcut.

Maden, ağaç, taş üzerine oyma, kazı anlamında gelen hak sözcüğü, yine Arapça kökenli (ḥakk) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde hakketmek kullanımı var.

Hak etmek, hak kazanmak ve bir emek karşılığında hakkını elde etmek anlamına geliyor ve tek “k” harfiyle, ayrı olarak yazılıyor. Maden, ağaç, taş üzerine şekil oymak anlamına gelen hakketmek ise, iki “k” harfiyle ve birleşik olarak yazılıyor. Hak etmek yerine hakketmek olarak söylemek de yaygın yapılan hatalardan bir tanesi.

Son olarak Hak sözcüğü ise, Arapça kökenli (ḥaḳḳ) bir kelime. Tanrı anlamına geliyor. Özel isim olduğu için büyük harfle yazılıyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde Hak getire, Hakk’ın rahmetine kavuşmak, Cenabıhak kullanımları var.

Herkese keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KABİL VE KABÎL

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işareti ile farklılaşan sözcük serisine kabil ve kabîl sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Kabil sözcüğü, Arapça kökenli (ḳābil) bir kelime. “Olabilir” anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “i” harfi normal olarak okunuyor. Dilimizde kabil değil (olanaksız) kullanımı var.  

Kabîl sözcüğü de Arapça kökenli (ḳabīl) bir kelime. Türlü, gibi, benzer, tür, cins anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve “i” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde bu kabîl (bu gibi, bu türlü) kullanımı mevcut.

Herkese keyifli ve güzel bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ÂLEM VE ALEM

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine âlem ve alem sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Âlem sözcüğü, Arapça kökenli (ʿālem) bir kelime. Dünya, evren, cihan, aynı konuyla ilgili kişiler, bu kişilerin uğraşılarının bütünü, belli bir gruptaki canlıların bütünü, durum ve şartlar, farklı davranışlarda bulunan kişi ve eğlence anlamına geliyor (TDK Sözlük). Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde bir âlem, cümle âlem, dünya âlem, el âlem, masal âlemi, ibretiâlem, âlem yapmak, âlemin ağzı torba değil ki büzesin gibi kullanımlar mevcut.

Alem sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ʿalem) bir kelime. Bayrak, minaret, kubbe ve simge anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak, uzatılmadan okunuyor. Dilimizde alem olmak (simge olmak) kullanımı var.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun! Sevgi ve sağlıkla kalın.

KÂR VE KAR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan kâr ve kar sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Kâr sözcüğü, Farsça kökenli (kār) bir kelime. Para kazancı, iş, fayda, maliyet fiyatı ve satış fiyatı arasındaki fark anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde kâr bırakmak, kâr etmek, kâr etmemek, kâr getirmek, kârı olmamak, kâr koymak, kâr haddi, kâr marjı, kâr payı, kâr paylaşımı, akıl kârı gibi kullanımları mevcut.

Kar sözcüğü ise, Türkçe bir kelime. Yağış biçimi anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak telaffuz ediliyor. Dilimizde karda yürüyüp izini belli etmemek, kar gibi, kar kuytuda para pintide eğleşir, kar baykuşu, kar beyaz, kar çiçeği, kar dikeni, kar fırtınası, kar helvası, sulu kar,  kartopu gibi kullanımlar var. Kar topu demişken; meyvemsi kırmızı renkteki ağaççıkları kastediyorsak, kartopu birleşik yazılır. Top şeklinde, eğlence amacıyla karşılıklı atılan kar topağını kastediyorsak, kar topu ayrı yazılır.

Herkese şeker tadında, sevdikleriyle nice bayramlar dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın. 

AMİN VE ÂMİN

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazı ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine amin ve âmin sözcükleriyle devam etmek istedim.

Amin, Fransızca kökenli (amine) bir kelime. Kimya terimi ve amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adıdır (TDK Sözlük). Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor.

Âmin sözcüğü ise, Arapça kökenli (āmīn) bir kelime. Dua arasında, sonrasında “Allah kabul etsin” anlamında kullanılan bir sözcük. Düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. “İ” harfi de amin sözcüğündeki “i” harfine göre uzatılarak telaffuz ediliyor.

Bu güzel hıdrellez günü tüm dileklerinizin gerçekleşmesi dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.