İŞ HAYATINDA NEGATİF DAVRANIŞLAR

GERÇEKTEN TÜKENMİŞLİK Mİ YAŞIYORUM?

Merhaba değerli arkadaşlarım, hepimizin dilinde “artık tükendim, enerjim yok, bittim, her şeyden bıktım, bezdim, çok yoruldum” cümleleri…Bunu da sanki tükenmişlik sendromuna kapıldık, tükenmişlik yaşıyoruz gibi algılıyoruz ve yorumluyoruz. Oysaki, gerçekte durum böyle değil. Neden mi? Çünkü basit yorgunluklar, enerji kayıpları, anlık gelen hisler tükenmişlik sendromuna yakalandık anlamına gelmiyor da ondan 🙂

Tükenmişlik sendromu kavramı ilk kez 1974 yılında Herbert Freudenberger tarafından ortaya atılmıştır. Daha sonrasında ise, 1981 yılında Christina Maslach kavramı ele alan ikinci kişidir. Fiziksel, zihinsel, duygusal olarak kişilerin yıpranması anlamına geliyor. Adı üstünde bir sendrom, yani sıkıntı. Bir hastalık değil.

Yani bir sabah uyandım da tükendim ile olmuyor. Kronik bir yorgunlukla, yavaş yavaş gelişen bir durum, bir sendrom. Aniden gelmiyor.

Her şeyde olduğu gibi, öz farkındalığımız olduğu sürece bu sendromla da baş edebiliriz. Bana göre etkili yöntemlerden bir tanesi hobilerimiz. Hobilerimiz, can simitlerimiz, kendimizi kötü hissettiğimiz anlarda sığınacağımız limanımız. En az 1 hobiniz olursa, bıkkınlık anlarında hobilerinizden destek alabilirsiniz 🙂

Konu ile ilgili diğer yazılarım, konuşmalarım ve eğitimlerime de aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. Sevgi ve sağlıkla kalın.

https://www.iienstitu.com/blog/tukenmislik-sendromu-ve-saglik-calisanlari