İRADE VE İFADE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen irade ve ifade sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak irade sözcüğü, Arapça kökenli (irāde) bir kelime. Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, istenç, buyruk, istek, dilek anlamına geliyor. Dilimizde irade beyanı (bir sonuca yönelmiş irade açıklaması), irade dışı (istençsiz), irade kaybı (irade yitimi), milli irade (Ulusça kullanılan ve hiçbir gücün etkileyemeyeceği kuvvet) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

İfade sözcüğü ise, Arapça kökenli (ifāde) bir kelime. Anlatım, deyiş, söyleyiş, bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan mimikler bütünü, tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama, dışa vurum anlamına geliyor. Dilimizde ifade etmek (anlatmak), birinin ifadesini almak (sorguya çekmek), ifade vermek (bir olayla ilgili olarak gördüğünü, bildiğini yetkili kişiye söylemek), cebirsel ifade (cebirsel deyim) kullanımları var.   

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MÜNASEBET VE MÜNASEBAT

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen münasebet ve münasebat sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak münasebet sözcüğü, Arapça kökenli (munāsebet) bir kelime. İlişik, ilişki, ilinti anlamına geliyor. İki şey arasındaki uygunluk, sebep, vesile, gerekçe, neden anlamı da var. Dilimizde münasebet almak (uygun düşmek), münasebet düşmek (uygun bir durum ortaya çıkmak), münasebet kurmak (iki şey arasında ilişki bulmak, yakınlık görmek), münasebette bulunmak (ilişki kurmak) kullanımları mevcut.

Münasebat sözcüğü ise, Arapça kökenli (munāsebāt) bir kelime. İlgiler, ilişkiler anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MUHABERE VE MUHAREBE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen muhabere ve muharebe sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak muhabere sözcüğü, Arapça kökenli (muḫābere) bir kelime. Haberleşme ve yazışma anlamına geliyor. İletişim anlamı da var. Dilimizde muhabere etmek (haberleşmek, yazışmak), muhabere memuru (telgrafçı, haberleşmeyi sağlayan kişi), muhabere sınıfı (savaşta haberleşme düzeninin kurulmasını, düşmanın elektronik araçlar kullanmasını engellemeyi sağlayan sınıf) kullanımları mevcut.

Muharebe sözcüğü ise, Arapça kökenli (muḥārebe) bir kelime. Savaşta yapılan çarpışmalardan her biri, güçlü tartışma anlamına geliyor. Dilimizde meydan mubarebesi (Meydan savaşı) kullanımı da var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MÜTEHASSIS VE MÜTEHASSİS

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen mütehassıs ve mütehassis sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak mütehassıs sözcüğü, Arapça kökenli (muteḫaşşiş) bir kelime. Uzman anlamına geliyor. Dilimizde dahiliye mütehassısı (iç hastalıkları uzmanı) kullanımı mevcut.

Mütehassis sözcüğü ise, Arapça kökenli (muteḥassis) bir kelime. Duygulanmış anlamına geliyor. Dilimizde mütehassis etmek (bir kimseyi duygulandırmak), mütehassis olmak (herhangi bir sebeple duygulanmak) kullanımları var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

AHİZE, ALİZE VE AVİZE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen ahize, alize ve avize sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak ahize sözcüğü, Arapça kökenli (āḫiẕe) bir kelime. Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça anlamına geliyor.

Alize sözcüğü, Fransızca kökenli (alizé) bir kelime. Bir coğrafya terimi ve tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgar anlamına geliyor. Dilimizde üst alize (alizelere karşıt olarak her iki yarı kürede Ekvator bölgelerinden kutuplara doğru 3-10 km yükseklerde esen yel) kullanımı mevcut (TDK Sözlük).

Avize sözcüğü ise, Farsça kökenli (āvīze) bir kelime. Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı anlamına geliyor. Dilimizde avize ağacı (zambakgillerden, Amerika’dan dünyaya yayılan, avize biçiminde sarkık, iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı) kullanımı var.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.