ÇORAK VE ÇORAP

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen çorak ve çorap sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak çorak sözcüğü, verimli olmayan toprak, acı olan su, verimsiz olan, toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak, bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz anlamına geliyor.

Çorap sözcüğü ise, Farsça kökenli (cūrāb) bir kelime. Pamuk, yün vb. den örülen, ayağa giyilen giyecek anlamına geliyor. Dilimizde çorap kaçmak (çorabın bir teli kopup örgüsü uzunlamasına açılmak), çorap söküğü gibi gitmek (başlayan bir iş veya birbirine bağlı birçok iş arka arkaya ve kolayca sürüp gitmek), varis çorabı (bacaklarda ilgili bölgeye basınç veya destek uygulamak amacıyla kullanılan özel olarak üretilmiş tıbbi malzeme) gibi kullanımları var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ARIK VE ÇARIK

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen arık ve çarık sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak arık sözcüğü, ark, karık, zayıf anlamına geliyor. Dilimizde arık çekmek (herhangi bir tarım aletiyle fide veya fidan dikilecek arıklar açmak), arık ata kuyruğu da yüktür (“güçsüz kişi, kimseye yardım edecek durumda değildir” anlamında kullanılan bir söz), arık etten yağlı tirit olmaz (“değersiz kişiden yararlı iş, verimsiz tarladan bol ürün beklenmez” anlamında kullanılan bir söz), arık öküze bıçak çalınmaz (“güçsüz kimseyi ezmek yiğitlik değildir” anlamında kullanılan bir söz, “kendisinden yararlanılamayacak kişiye yararlanmak amacıyla eziyet edilmemelidir” anlamında kullanılan bir söz) kullanımları var (TDK Sözlük).

Çarık sözcüğü ise, işlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı, araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha, çene, para cüzdanı anlamına geliyor. Dilimizde çürük çarık (sağlam olmayan, işe yaramaz), venüsçarığı (salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen, güzel bir süs bitkisi) kullanımları mevcut.  

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KAVAK VE KAVAF

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kavak ve kavaf sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kavak sözcüğü, söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç anlamına geliyor. Aynı zamanda Kavak, özel isim ve Samsun iline bağlı ilçelerden biridir. Dilimizde kavak, yaprağını tepeden dökerse kış çok olur (kavak ağacının yaprakları tepeden dökülmeye başlar, aşağıdakiler daha sonra dökülürse o yıl kış çetin olur), kavak inciri (açık mor renkli bir tür incir), acı kavak (titrek kavak), karakavak (yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak), çalık kavak (dalları sepetçilikte kullanılan bir tür kavak; sepetçi kavağı) gibi kullanımları var.

Kavaf sözcüğü ise, Arapça kökenli (ḫaffāf) bir kelime. Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf anlamına geliyor. Dilimizde kavaf işi (özensiz ve gelişigüzel yapılan), ağız kavafı (geveze), çene kavafı (geveze), lakırtı kavafı (geveze) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NEŞE VE MEŞE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen neşe ve meşe sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak neşe sözcüğü, Arapça kökenli (neşʾe) bir kelime. Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma anlamına geliyor. Dilimizde neşe saçmak (olumlu yanını çevresindeki insanlara da yansıtmak, etrafındakileri sürekli neşelendirmek), neşesi kaçmak (sevinci azalmak, kederlenmek), neşesini bulmak (neşeli bir duruma gelmek, neşelenmek) kullanımları var (TDK Sözlük).

Meşe sözcüğü ise, Farsça kökenli (bīşe) bir kelime. Kayıngillerden, yaz kış yapraklarını dökmeyen türleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı anlamına geliyor. Dilimizde meşe kömürü (meşenin yakılması ile elde edilen dayanıklı kömür), meşe odunu (meşe ağacından elde edilen dayanıklı odun, söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan kimse), mantar meşesi (Batı Akdeniz Bölgesi’nde yetişen bir tür meşe), yer meşesi (kurtluca) gibi kullanımları mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.