REMEL VE RİMEL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen remel ve rimel sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak remel sözcüğü, Arapça kökenli (remel) bir kelime. Aruz ölçülerinden biri ve Klasik Türk müziğinde bir usul anlamına geliyor (TDK Sözlük). 

Rimel sözcüğü ise, Fransızca kökenli (rimmel) bir kelime. Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TERFİH VE TERFİ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen terfih ve terfi sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak terfih sözcüğü, Arapça kökenli (terfīh) bir kelime. Ferahlatma, rahat yaşamasını sağlama anlamına geliyor. Dilimizde terfih etmek (iyileştirmek, ferahlatmak) kullanımı var (TDK Sözlük). 

Terfi sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (terfī) bir kelime. Derecesini, makamını, rütbesini derece olarak arttırma, yükselme anlamına geliyor. Dilimizde terfi etmek (bir görevde derecesi yükselmek), terfi maaşı (Devlet Memurları Kanunu’na göre terfi etmiş devlet memuruna terfiden kaynaklı verilen ek ödenek) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

SEPEK VE SEPET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen sepek ve sepet sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak sepek sözcüğü, değirmen taşının ekseni anlamına geliyor.

Sepet sözcüğü ise, Farsça kökenli (seped) bir kelime. saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap, kap biçiminde örülerek yapılmış, sazdan örülmüş balık kapanı, motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm, basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ anlamına geliyor. Dilimizde sepet havası çalmak (işinden çıkarmak, sepetlemek), sepette pamuğu olmamak (bilgisiz, boş kafalı olmak), sepet kafalı (ahmak, alık), sepetkulpu (basık kemer veya tonoz), sepet sandık (ince dallardan örülmüş ve çoğu meşin ile kaplanmış, sepete benzeyen sandık), sepet topu (basketbol), senet sepet (senet yerine geçebilecek bir belge veya sözleşme), sürü sepet (birçok), çamaşır sepeti (kirli veya yıkanmış çamaşırların içinde toplandığı sepet), çöp sepeti (büro ve evlerde çöpleri, atıkları koymaya yarayan kap; çöp kovası), dalyan sepeti (Dalyanın denizden yana olan dip tarafındaki açıklığı kapamak için kullanılan büyük sepet), Karamürsel sepeti (Karamürsel’de kestane veya fındık ağacı çubuğundan yapılan, sık örülmüş, ufak, sağlam ve sapsız sepet, önemsiz kimse veya şey) kullanımları var (TDK Sözlük). 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

GALE VE GALA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen gale ve gala sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak gale sözcüğü, Fransızca kökenli (galee) bir kelime. İçerisinde kalıp yapılan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklindeki dizgi aleti anlamına geliyor. “A” harfi kalın ve kısa okunuyor (TDK Sözlük).  

Gala sözcüğü ise, İtalyanca kökenli (gala) bir kelime. Resmi bir törenden sonra yapılan büyük ve gösterişli şölen, ilk gösterim anlamına geliyor. “A” harfi kalın ve kısa okunuyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

PATENT VE PATEN

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen patent ve paten sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Fransızca kökenli olmaları.

İlk olarak patent sözcüğü, Fransızca kökenli (patente) bir kelime. Buluş belgesi, belirli şartları sağlayan buluşlar için verilen ve ilgili kamu kurumunca resmi sicile kaydedilerek korunan mülkiyet hakkı, uyruğunu belirten belge, gemilere ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge, bir durum veya bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme anlamına geliyor. Dilimizde birini patentinin altına almak (egemenliği altına almak), patent damgası (altın, gümüş vb. maddelerin altına vurulan ve oranını belirten damga), patent hakkı (isim hakkı) kullanımları mevcut.

Paten sözcüğü ise, yine Fransızca kökenli (patin) bir kelime. Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı, bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü, halk oyunlarında yan yana, art arda, sırt sırta duruşlardan oluşan çizgi ve daire biçimleri ile oyuncuların sahne üzerinde dağılarak oluşturdukları şekil veya düzen anlamına geliyor. Dilimizde buz pateni (buzla kaplı zemin üzerinde yapılan buz sporlarında kullanılan, altı çelik bıçaklı özel ayakkabı, bu ayakkabı ile yapılan kayma sporu) kullanımı var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NEHİR VE NEHİY

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen nehir ve nehiy sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak nehir sözcüğü, Arapça kökenli (nehr) bir kelime. Irmak anlamına geliyor. Dilimizde nehir roman (ırmak roman) kullanımı mevcut (TDK Sözlük).

Nehiy sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (nehy) bir kelime. Bir işin yapılmasını yasak etme, engelleme, menetme anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ÖĞÜR VE ÖĞÜN

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen öğür ve öğün sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak öğür sözcüğü, akran, öğrenmiş, alışılmış, takım, fırka ve zümre anlamına geliyor. Dilimizde öğür olmak (çokça birlikte bulunmaktan çok sıkı bir alışkanlık edinmek) kullanımı mevcut (TDK Sözlük).

Öğün sözcüğü ise, kez, defa, yemek vakti, bir vakitte yenilen yemek anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

LAVAJ, LAVA VE LAVAŞ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen lavaj, lava ve lavaş sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak lavaj sözcüğü, Fransızca kökenli (lavage) bir kelime. Bir işlem sonrası metal yüzeyleri su le yıkama, bir organı su vererek yıkayıp temizleme anlamına geliyor. Dilimizde lavaj yapmak (herhangi bir organı mikroplardan temizlemek amacıyla yıkamak, arıtmak) kullanımı mevcut.

Lava sözcüğü ise, İtalyanca kökenli (lava) bir kelime. Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk anlamına geliyor. Dilimizde lava etmek (bir filikayı ilerletmek, birini çekiştirmek) kullanımı var.

Son olarak  lavaş sözcüğü, Farsça kökenli (lavāş) bir kelime. Mayalı hamurdan tandırda pişirilerek yapılan ve yapıldığı yere göre büyüklüğü değişen ince ekmek türü, yufka inceliğinde açılmış sade pide anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KÜSUR VE KUSUR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen küsur ve kusur sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak küsur sözcüğü, Arapça kökenli (kusūr) bir kelime. Artan bölüm, geriye kalan bölüm, tam sayıdan sonra gelen kesirli sayı anlamına geliyor.

Kusur sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ḳuṣūr) bir kelime. Eksikliği olma durumu, bozukluk, bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapamama, elverişsiz durum anlamına geliyor. Dilimizde kusura bakmamak (hoş görmek), kusur aramak (yanlışını, eksikliğini, elverişsizliğini aramak), kusur bulmak (bir şeyin eksikliğini, özrünü görmek, gereğinden çok titiz ve hoşgörüsüz davranmak), ağır kusur (kazalarda dikkatsizlikten ve özensizlikten dolayı işlenen büyük hata), kusur etmek (yanlışlık yapmak), kusur etmemek (hoş karşılanmayacak bir davranışta bulunmamak), kusur işlemek (yanlış davranışta bulunmak) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.   

FİRAK VE FİRAR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen firak ve firar sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak firak sözcüğü, Arapça kökenli (firāḳ) bir kelime. Ayrılık anlamına geliyor.

Firar sözcüğü ise, Arapça (firār) kökenli bir kelime. Kaçma, bir sanık veya hükümlünün gözcülerin elinden kurtulması anlamına geliyor (TDK Sözlük). Dilimizde firar etmek (kaçmak) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.