YALAK VE YALAKA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen yalak ve yalaka sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak yalak sözcüğü, hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap, akan suyun çevreye sıçramasını veya akıp gitmesini önlemek için çeşme, musluk vb. nin altına konulan delikli taş tekne, laf taşıyan anlamına geliyor. Dilimizde buz yalağı (buzul bölgelerinde aşınma sonucunda oluşan çevresi dik, önü açık hilal şeklindeki çukurluk; sirk) kullanımı var.     

Yalaka sözcüğü ise, dalkavuk, arsız anlamına geliyor. Dilimizde yalaka olmak (dalkavuklaşmak, arsızlaşmak) kullanımı mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

PEÇETE VE REÇETE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen peçete ve reçete sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı İtalyanca kökenli olmaları.

İlk olarak peçete sözcüğü, İtalyanca kökenli (pezzetta) bir kelime. Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kağıt veya kumaş parçası anlamına geliyor.

Reçete sözcüğü ise, yine İtalyanca (ricetta) kökenli bir kelime. Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanış biçimleri yazılı olan kağıt, yemek veya halk tedavisinde kullanılan ilaç tarifesi anlamına geliyor. Dilimizde reçete gibi (okunaksız, kesin yargı ve çözüm bildiren), reçete yaptırmak (reçetede yazılı olan ilaçları hatırlatmak veya satın almak) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KOD VE KOR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kod ve kor sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kod sözcüğü, Fransızca kökenli (code) bir kelime. Bir bilginin simgesi, bir bilgiyi ifade etmek veya bilgiye ulaşmak için kullanılan simge veya simgeler dizisi, harf, şifre anlamına geliyor. Dilimizde kod adı (kimliği gizlemek için kullanılan takma ad, kod ismi, herhangi bir kavramı tanımlamak için kullanılan başka bir ad), karekod (bilişim, yayımcılık, eğitim vb. alanlarda verilerin gizlendiği kare veya dikdörtgen biçiminde simge), gönderi kodu (faturası kesilen kargonun sistemde takibi için fatura üzerinde yer alan numara), posta kodu (göndericilerin alıcılara daha kolay ulaştırılmasını sağlamak için posta yönetimince kentlerin bölgelerine göre verilen sayılar), sektör kodu (bazı iş kollarında çalışmaların ve bürokratik işlemlerin çabuklaştırılması için verilen numara) kullanımları mevcut.  

Kor sözcüğü ise, iyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür veya odun parçası, büyük acı, üzüntü veya sıkıntı, kırmızı renkli anlamına geliyor. Dilimizde kor dökmek (yanınca dayanıklı kor durumuna girmek), kor gibi (kıpkırmızı, ateş gibi), kor gibi yanmak (çok parlamak, büyük üzüntü çekmek), akkor (ışık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan) kullanımları var.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

SATIH VE SATIR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen satıh ve satır sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak satıh sözcüğü, Arapça kökenli (saṭḥ) bir kelime. Yüzey, görünen bölüm anlamına geliyor.  

Satır sözcüğü ise yine Arapça kökenli (saṭr) bir kelime. Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan yazı sıralarından her biri anlamına geliyor. Dilimizde satır arası (yazı satırlarının arasında kalan mesafe, dolaylı anlatım), satır başı (bir yazıda her satırın ilk kelimesinin başladığı yer, konuşma vb. dikkat çekilen önemli nokta), satır satır (bütün satırların hepsini okuyarak, her satırla ilgilenerek, tamamen, inceden inceye, dikkatlice), satır sonu (bir yazıda her satırın son kelimesinin bittiği yer) kullanımları mevcut. Aynı zamanda Arapça kökenli (sāṭūr), et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir bıçak türü anlamı ve satır atmak (herkesi öldürmek, kırıp geçirmek), satır kıyması (zırh kıyması) kullanımları da var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KEM VE KOM

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kem ve kom sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kem sözcüğü, Farsça kökenli (kem) bir kelime. Kötü, fena olan (göz, söz vb.), eksik anlamına geliyor. Dilimizde cerre çıkmak kem söz, kalp akçe sahibinindir (kötü söz söyleyenindir), kem göz (baktığı kimseye zarar verdiğine veya nazar değdirdiğine inanılan göz; kötü göz) kullanımları var (TDK Sözlük).

Kom sözcüğü ise ağıl, yayla evi, bir kimseye ait küçük yerleşim yeri anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

CER VE CAR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen cer ve car sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak cer sözcüğü, Arapça kökenli (cerr) bir kelime. Çekerek, sürükleyerek götürme anlamına geliyor. Dilimizde cerre çıkmak (medreselerde okuyanlar para ve erzak toplamak için belli aylarda köylere dağılıp imamlık veya müezzinlik yapmak), cer hocası (köylerde imamlık veya müezzinlik yaptığı için kendisine para ve erzak verilen medrese öğrencisi) kullanımları var.  

Car sözcüğü ise, Tellal ile duyurma, duyuru, tehlike durumu anlamına geliyor. Dilimizde car etmek (nara atmak, haykırmak, duyurmak), carcar (geveze, yaygaracı olan), car car (çok ve yüksek sesle, gürültülü bir biçimde konuşmak) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KABİL VE KABİR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kabak ve kaban sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak kabil sözcüğü, Arapça kökenli (ḳābil) bir kelime. Olanaklı anlamına geliyor. “A” harfi kalın olarak ve “i” harfi normal olarak okunuyor. Dilimizde kabil değil (olanaksız), gayrikabil (imkansız) kullanımları var.  

Kabir sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ḳabr) bir kelime. Mezar anlamına geliyor. “A” harfi kalın olarak ve “i” harfi normal olarak okunuyor. “A” harfi kalın olarak ve “i” harfi normal olarak okunuyor. Dilimizde kabir azabı (İslam inancına göre öldükten sonra mezarda çekilecek azap), kabir suali (İslam inancına göre öldükten sonra mezarda sorulan soru, uzun ve bıktırıcı soru), Anıtkabir (Atatürk’ün mezarının bulunduğu anıtsal yapı) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KABAK VE KABAN

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kabak ve kaban sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kabak sözcüğü, kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli birçok türü olan bir bitki, bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü, ham, tatsız, tüysüz, dazlak olan, dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan, bilgisiz, görgüsüz, kaba olan, kısa boynuzlu hayvan anlamına geliyor. Dilimizde kabak başına patlamak (birçok kimsenin ilgili olduğu bir olaydan, yalnızca bir kimse zarar veya ceza görmek), kabak çıkmak (ham çıkmak), kabak gibi (tüysüz, çıplaki her tarafı açık), kabak çekirdeği (bal ve sakız kabağının tohumu, kabak tohumunun kurutulmasıyla elde edilen kuru yemiş), kabak çiçeği (kabak bitkisinin açık turuncu renkli çiçeği), kabak kafalı (saçları dökülmüş, dazlak, aptal, budala olan), su kabağı (kabakgillerden, alt bölümü şişkin, birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan bir tür asma kabağı; kantar kabağı, testi kabağı), yan kabağı (birinin yanından ayrılmayan) gibi kullanımları var.

Kaban sözcüğü ise, Ermenice kökenli bir kelime. Dik yokuş, tepe anlamına geliyor. Aynı zamanda Fransızca kökenli (caban) bir kelime ve çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi anlamı da var.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MATRAK VE MATRAH

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen matrak ve matrah sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak matrak sözcüğü, Arapça kökenli (miṭrāḳ) bir kelime. Savaşmayı öğretmek için kullanılan, üzerine deri kaplanmış, başı yuvarlakça kalın sopa anlamına geliyor. Eğlenceli, gülünç, hoş anlamı da var. Dilimizde matrağa almak (alaya almak, eğlenmek), matrak geçmek (alay etmek, eğlenmek) kullanımları var.

Matrah sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (maṭraḥ) bir kelime. Bir verginin miktarını belirtmek için temel olarak alınan değer anlamına geliyor. Dilimizde vergi matrahı (bir vergi döneminde verginin alınacağı meblağ) kullanımı mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KİBİR VE KİBAR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kibir ve kibar sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak kibir sözcüğü, Arapça kökenli (kibr) bir kelime. Kendini başkalarından üstün tutma, benlik, böbür, gurur, büyüklenme anlamına geliyor. Dilimizde kibrine dokunmak (gururu zedelenmek), kibrine yedirememek (gururuna dokunmak) kullanımları var.

Kibar sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (kibār) bir kelime. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan kimse; soylu, köklü kimse, aile; büyükler, ulular anlamına geliyor. Dilimizde kibar düşkünü (varlığını, saygınlığını yitirmiş kimse), kibar lokması (gösterişli, görkemli durum veya ortam), kibarzade (soylu bir aileden gelen çocuk), kibarlar alemi (yüksek sosyete), kelamıkibar (özdeyiş), orman kibarı (kaba, görgüsüz, bayağı kimse için alay yollu kullanılan bir söz) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.