TÜRKÇE YAZILDIĞI GİBİ Mİ OKUNUYOR?

Merhaba değerli arkadaşlarım, yeni bir dil öğrenmeye başladığımızda şüphesiz hepimizin söylediği ilk cümle yazıldığı gibi okunmuyor, eyvah çok zor olacak…Peki hiç düşündük mü acaba kendi dilimiz yazıldığı gibi okunan bir dil midir? Bu sorunun cevabı koca bir “HAYIR”. Evet doğru okudunuz, Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. Bu cümlede bile kimileriniz okurken değildir sözcüğünü diildir olarak okudu mesela. Biraz konuşma dili ve yazı dili farklarına değinelim. Konuşma dili, günlük hayatımızda kullandığımız dil, yazı dilinden ayrılan bir dil. Bir ülkede tek yazı dili varken, farklı ağızlara bağlı pek çok konuşma dili vardır. Örneğin, Trabzon’da yaşayan bir kişi Trabzon ağzı kullanmaktadır. Konuşma dili, yazı diline göre daha doğaldır.  Türkçenin yazı dili İstanbul ağzına göredir. Yazı dilinde yazım kuralları geçerliyken, konuşma dilinde söyleyiş kolaylığı önceliklidir. Yazı ve konuşma diline birkaç örnek verecek olursak, yazarken olacak diye yazıyoruz ancak konuşurken olucak diyoruz. Yine aynı şekilde gideceğiz diye yazıyoruz konuşurken gidicez diye söylüyoruz. Giyeceğiz diye yazıyoruz, giyicez şeklinde konuşuyoruz. Yazımı bitirmeden aklıma gelen birkaç örneği daha sizlerle paylaşmak isterim. 

     YAZILIŞI                                  OKUNUŞU

     Olacak                                      Olucak

     Yapacağım                              Yapıcam

     Gülecek                                    Gülücek

     Yiyecek                                     Yiyicek

     Gidecek                                    Gidicek

     Alacak                                       Alıcak

     Dolaşacağım                           Dolaşıcam

     Yapacak                                   Yapıcak

Herkese güzel bir hafta dilerim. Sevgiyle kalın.

GÜZEL KONUŞMAK

Merhaba değerli arkadaşlarım, tatilin son demlerinde yazı bitirdiğimiz bugünlerde blog yolculuğumuza yavaş yavaş başlayalım istedim.

Derslerimden, eğitimlerimden ve olmazsa olmaz günlük hayatta çevrede gözlemlediğim konuşmalardan derlediğim güzel konuşma ve diksiyon notlarını kısa kısa sizlerle buluşturmak için yola çıktım.

Diğer canlılardan bizi ayıran en önemli özelliğimiz olan sosyal bir varlık olarak gerek günlük hayatımızda gerek ise iş ve okul hayatımızda çevremizdeki diğer kişilerle iletişim kurmak için konuşmak zorundayız. Kısacası nefes aldığımız sürece konuşuyoruz ve konuşacağız. Güzel konuşmak hayatımızın her alanında gerekli. Güzel konuşma, yerine, zamanına ve kişisine uygun şekilde yapılan konuşmadır. Bunun yanı sıra, seslerin doğru ve yerinden çıkarıldığı, anlatım bozukluğunun olmadığı konuşmadır. İş ve özel yaşantımızda kendimizi ne kadar doğru ifade edersek o kadar başarılı ve mutlu oluruz.

Güzel konuşma sanatı, doğuştan gelen bir yetenek olmakla birlikte, dile gerekli özen gösterildiğinde sonradan da kazanabileceğimiz bir yetenektir. İstekli olan herkes güzel konuşma yeteneğini geliştirebilir.

Sesleri, sözleri kurallarına uygun bir biçimde söylemeye, yine seslerin ve sözlerin doğru seslendirilmesini amaçlayan sanata diksiyon diyoruz. Diksiyon, güzel ve doğru konuşma, doğru nefes alma ve karşı tarafı sıkmadan konuşmaktır. TDK sözlükte yer alan tanıma göre, “seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi”. Sözcüğün geçmişine baktığımızda ise, dilimize fransızcadan geçen bir kelime (diction) olduğunu görmekteyiz.

Anlatma yeteneğimizi geliştirdiği, konuşma ve okumamızın akıcı olmasını sağladığı gibi, aynı zamanda dinleyicinin dikkatini çekmemizi ve heyecan uyandırmamızı sağlar.

Öncelikle diksiyon kavramına kısa bir giriş yapmak istedim. Vakit buldukça paylaşımlarıma devam edeceğim. Hep birlikte keyifli bir yolculuk olması dileğiyle…Mutlu pazarlar dilerim, sevgiyle kalın.

Yolculuğum Başlarken…

Merhaba değerli arkadaşlarım, bilginin paylaştıkça arttığına inananlardanım. Dilimizi güzel yazma ve okuma, dilimize yönelik farkındalığı artırmak üzere yola çıktım. Bu blog yolculuğum umarım sizlere faydalı olur…Sevgi ve sağlıkla kalın.