ETKİN VE ETKEN

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen etkin ve etken sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak etkin sözcüğü, hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik, etkinlik gösteren, kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül atom) anlamına geliyor. Dilimizde etkin okul (eğitim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma imkanı sağlayan okul), etkin öğretim (ele alınan bir sorunun çözümünde, geleneksel öğretim yöntemlerinden yararlanmak yerine, ilgili birkaç bilgi alanında araştırma, deneme ve inceleme yapmaya önem veren eğitim), aşırı etkin (hiperaktif), ışın etkin (ışın etkinliği olan, radyoaktif) kullanımları mevcut.

Etken sözcüğü ise, etki eden şey, faktör, bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, öznesi belli olan fiil anlamına geliyor. Dilimizde etken madde (organizmada yapı ve işlevleri etkileyerek biyolojik bir yanıt veren doğal, yapay veya yarı yapay kimyasal madde, etkili madde) kullanımı var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

DEYİM VE DEYİŞ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen deyim ve deyiş sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak deyim sözcüğü, genellikle gerçek anlamında az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği anlamına geliyor. Dilimizde cebirsel deyim (cebirsel ifade) kullanımı mevcut.

Deyiş sözcüğü ise, deme, söyleme işi, söyleme biçimi, üslup, ifade, halk şiiri anlamına geliyor. Dilimizde ön deyiş (bir eserde asıl konu olarak ele alınan olaylardan önce, geçmiş birtakım başka olguları anlatan ilk bölüm), özdeyiş (vecize, özlü söz, motto), son deyiş (son söz) kullanımları var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

AYRIM VE AYRIK

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen ayrım ve ayrık sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak ayrım sözcüğü, ayırma işi, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, fark, alt bölüm, ayrılma noktası anlamına geliyor. Aynı zamanda bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü anlamı da var (TDK Sözlük). Dilimizde ayrımında olmak (farkında olmak), ayrım yapmak (eşit davranmamak), ince ayrım (en küçük ayrıntı), yol ayrımı (yolların birbirinden ayrıldığı yer) kullanımları mevcut.

Ayrık sözcüğü ise, ayrılmış, müstesna, kural dışı, düzgün ve uygun olmayan anlamına geliyor. Ayrık otu anlamı da var (TDK Sözlük). Dilimizde ayrık kümeler (ortak elemanları olmayan kümeler), ayrık otu (buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan yabani bir bitki) kullanımları mevcut.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

SEFA VE SEDA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen sefa ve seda sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak sefa sözcüğü, Arapça kökenli (ṣafā) bir kelime. “A” harfi uzatılarak okunuyor. Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma, eğlence, zevk, neşe anlamına geliyor. Dilimizde sefa bulduk (“sefa geldin” sözüne “teşekkür ederim” anlamında kullanılan söz), sefa geldin (“hoş geldiniz” anlamında kullanılan ağırlama, karşılama sözü), sefa sürmek (rahat, sakin ve eğlenceli yaşamak), sefasına bakmak (rahatına bakmak), sefasını sürmek (bir durumun getirdiği, sağladığı olanaklardan yararlanmak), aynısefa (Birleşikgillerden, çiçekleri sari renkli bir kır bitkisi), akşamsefası (iki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası), zevküsefa (eğlenme, eğlence), gecesefası (akşamsefası), gündüzsefası (kahkaha çiçeği) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Seda sözcüğü ise, Arapça kökenli (ṣadā) bir kelime. “A” harfi uzatılarak okunuyor. Ses anlamına geliyor. Dilimizde aksiseda (yankı), ses seda (haber, iz, alamet, belirti) kullanımları var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

SENA VE SEMA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen sena ve sema sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak sena sözcüğü, Arapça kökenli (s̱enā) bir kelime. “A” harfi uzatılarak okunuyor. Övme anlamına geliyor. Dilimizde hamdüsena (Tanrı’ya olan şükran duygularını bildirme), methüsena (övme) kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Sema sözcüğü ise, Arapça kökenli (semāʾ) bir kelime. “A” harfi uzatılarak okunuyor. Gök, işitme, duyma, Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin anlamına geliyor. Dilimizde alaimisema (gökkuşağı), semahane (Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm) kullanımları var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İNAL VE İMAL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen inal ve imal sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak inal sözcüğü, kendisine inanılan kimse anlamına geliyor. “İ” harfi kısa, “a” harfi kalın olarak okunuyor (TDK Sözlük).

İmal sözcüğü, Arapça kökenli (iʿmāl) bir kelime. “İ” harfi uzun, “a” harfi ince olarak okunuyor. Ham maddeyi işleyip mal üretme, yapım anlamına geliyor. Dilimizde imal etmek (ham maddeyi işleyerek bir mal üretmek) kullanımı var.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MEŞRUİYET VE MEŞRUTİYET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen meşruiyet ve meşrutiyet sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak meşruiyet sözcüğü, Arapça kökenli (meşrūʿiyyet) bir kelime. Meşruluk anlamına geliyor.

Meşrutiyet sözcüğü ise, Arapça kökenli (meşrūṭiyyet) bir kelime. Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükumet etme biçimi anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MUHABERE VE MUHAREBE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen muhabere ve muharebe sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak muhabere sözcüğü, Arapça kökenli (muḫābere) bir kelime. Haberleşme ve yazışma anlamına geliyor. İletişim anlamı da var. Dilimizde muhabere etmek (haberleşmek, yazışmak), muhabere memuru (telgrafçı, haberleşmeyi sağlayan kişi), muhabere sınıfı (savaşta haberleşme düzeninin kurulmasını, düşmanın elektronik araçlar kullanmasını engellemeyi sağlayan sınıf) kullanımları mevcut.

Muharebe sözcüğü ise, Arapça kökenli (muḥārebe) bir kelime. Savaşta yapılan çarpışmalardan her biri, güçlü tartışma anlamına geliyor. Dilimizde meydan mubarebesi (Meydan savaşı) kullanımı da var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TAVSİYE VE TASFİYE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda telaffuzda karıştırılan ve bambaşka anlama gelen tavsiye ve tasfiye sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak tavsiye sözcüğü, Arapça kökenli (tavṣiye) bir kelime. Öğütleme, yol gösterme, referans anlamına geliyor. Dilimizde tavsiye etmek (bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını öğütlemek, önermek), tavsiye mektubu (tavsiyename, referans), tavsiyename (tavsiye mektubu) kullanımları mevcut.

Tasfiye sözcüğü ise, Arapça kökenli (taṣfiye) bir kelime. Arıtma, ayıklama, temizleme, özleştirme, bir ticari kuruluşun batması, kapanması üzerine hesapların kesilmesi, alacaklılara ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen miktarın verilmesi, çeşitli sebeplerle bir kişinin görevine son verme anlamına geliyor. Dilimizde tasfiye etmek (arıtmak, temizlemek, bir ticaret kuruluşunu kapatmak, yok etmek, ortadan kaldırmak, işine son vermek), tasfiyehane (arıtımevi) kullanımları var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İHLAS VE İFLAS

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve bambaşka anlama gelen ihlas ve iflas sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yönleri her iki sözcüğün de Arapça kökenli olması.

İlk olarak ihlas sözcüğü, Arapça kökenli (iḫlāṣ) bir kelime. “A” harfi ince olarak okunuyor. Temiz, sevgi ve yürekten bağlılık, ibadetlerdeki içtenlik anlamına geliyor. Aynı zamanda Kur’an surelerinden biri.  

İflas sözcüğü ise, Arapça kökenli (iflās) bir kelime. “A” harfi ince olarak okunuyor. Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, müflislik, yenilgiye uğrama, değerini yitirme, görevini yapamama anlamına geliyor. Dilimizde iflas bayrağını çekmek (ticarette batmak, her şeyini yitirmek), iflas etmek (batmak, düşünce, iddia, tez vb. değeri düşmek), iflas davası (iflas işlerine bakan mahkemelerde açılan dava), iflas masası (iflas eden kişi veya kuruluşun alacak ve borçlarını belirlemeye aynı zamanda düzenlemeye yetkili birim), anlaşmalı iflas (batik durumunda alacaklıların, alacaklarını belli bir plana göre almaları için aralarında yaptıkları sözleşme, konkordato) kullanımları var. 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.