İLTİCA VE İRTİCA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan iltica ve irtica sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak iltica sözcüğü, Arapça kökenli (ilticāʾ) bir kelime. Sığınma anlamına geliyor. Dilimizde iltica etmek (sığınmak) ve iltica hakkı (sığınma hakkı) kullanımları mevcut.

İrtica sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (irticāʿ) bir kelime. Gericilik anlamına geliyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TEFRİŞ VE TEŞRİF

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen tefriş ve teşrif sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak tefriş sözcüğü, Arapça kökenli (tefrīş) bir kelime. Döşeme işi, bir yeri gerekli eşyalarla döşeme anlamına geliyor. Dilimizde tefriş etmek (döşemek) kullanımı mevcut.

Teşrif sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (teşrīf) bir kelime. Bir yeri onurlandırma, şereflendirme anlamına geliyor. Dilimizde teşrif etmek (şereflendirmek, onurlandırmak) kullanımı var.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İFTİHAR VE İNTİHAR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen iftihar ve intihar sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak iftihar sözcüğü, Arapça kökenli (iftiḫār) bir kelime. Övünme anlamına geliyor. Yazıldığı gibi okunuyor, “i” harfi telaffuzda yutulmuyor. Dilimizde iftihara geçmek (okuldaki başarısı ve iyi davranışları sebebiyle üstün öğrenci seçilmek, övünç çizelgesinde yer almak), iftihar etmek (kıvanç duymak, övünmek), iftihar listesi (övünç çizelgesi), medarıiftihar (övünülen, gurur duyulan, iftihar edilen şey ya da kimse) kullanımları mevcut.

İntihar sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (intiḥār) bir kelime. Kişinin toplumsal ve ruhsal nedenler etkisiyle kendi hayatına son vermesi  anlamına geliyor. Aynı zamanda mecaz anlamda hayatını tehlikeye atacak aşırı davranış veya iş anlamına da geliyor (TDK Sözlük). Yazıldığı gibi okunuyor, “i” harfi telaffuzda yutulmuyor. Dilimizde intihar etmek (kendini öldürmek), intihar bombacısı (canlı bomba), intihar saldırısı (kendini öldürmeye dayanan bireysel saldırı) kullanımları var. Konuşma dilinde kendini öldürmek şeklinde yanlış kullanıma çokça rastlıyoruz.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MASUMİYET VE MASUNİYET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan masumiyet ve masuniyet sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak masumiyet sözcüğü, Arapça kökenli (maʿṣūmiyyet) bir kelime. Masumluk, masum olma anlamına geliyor. “A” harfi uzun okunuyor.

Masuniyet sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (maṣūniyyet) bir kelime. Korunmuş olma durumu, dokunulmazlık anlamına geliyor. “A” harfi kısa okunuyor (TDK Sözlük). Dilimizde teşrii masuniyet (yasama dokunulmazlığı) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KEFALET VE KEFARET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan kefalet ve kefaret

Sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak kefalet sözcüğü, Arapça kökenli (kefālet) bir kelime. Birinin borcunu ödememesi, kefillik anlamına geliyor. “A” harfi uzun okunuyor. Dilimizde kefalet mektubu (bir işin yapılması için birisinin kefil olduğunu, güvence verdiğini belirten belge), kefaleten (kefalet yoluyla), kefaletname (bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge, kefillik kağıdı), kefalet senedi (gemi veya malın serbest bırakılması için verilen belge) kullanımları var.

Kefaret sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (keffāret) bir kelime. Bir günahı Tanrı’ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç anlamına geliyor (TDK Sözlük). Diyet anlamı da var. “A” harfi uzun okunuyor. Dilimizde bir şeyin kefaretini ödemek (cezasını çekmek) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

BERAAT VE BERAT

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda bir harfin eksilmesi ile oluşan ve bambaşka anlama gelen beraat ve berat sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak beraat sözcüğü, Arapça kökenli (berāʾat) bir kelime. Bir hukuk terimi ve aklanma anlamına geliyor. Dilimizde beraat etmek (aklanmak), beraatizimmet (borçsuzluk) kullanımları mevcut. İki “a” harfiyle yazılıyor. İlk “a” harfi kalın, ikinci “a” harfi ince olarak okunuyor.

Berat sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (berāt) bir kelime. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent anlamına geliyor. Aynı zamanda Osmanlı Devleti’nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, nişan veya ayrıcalık verilen kişiler için çıkarılan padişah buyruğu anlamına da geliyor (TDK Sözlük). Tek “a” harfiyle yazılıyor. Kalın “a” ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde ihtira berate (bilinen araç, gereçlerle ve yaratıcı güçle yeni bir şey bulana, bulduğu şeyden bir süre yalnız kendisinin yararlanması için devletçe verilen belge) kullanımı var. Berat kandili ve Berat gecesi de özel isim olduğu için büyük harfle yazılıyor.

Tek bir harfi eksik yazmaktan ya da telaffuz etmekten ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

DELALET VE DALALET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan delalet ve dalalet

sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak delalet sözcüğü, Arapça kökenli (delālet) bir kelime. Kılavuzluk, iz, işaret anlamına geliyor. Dilimizde delalet etmek (yol göstermek, göstermek, anlatmak) kullanımı var (TDK Sözlük).

Dalalet sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ḍalālet) bir kelime. Doğru yoldan ayrılma, sapkınlık anlamına geliyor. Dilimizde dalalete düşmek (doğru yoldan ayrılmak) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MAĞRUR VE MAĞDUR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan mağrur ve mağdur

sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak mağrur sözcüğü, Arapça kökenli (maġrūr) bir kelime. Gururlu, kibirli, kendini beğenmiş anlamına geliyor. Dilimizde mağrur olmak (kibirlenmek, gururlanmak, kendini beğenmek) kullanımı var.

Mağdur sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (maġdūr) bir kelime. Haksızlığa uğramış kimse anlamına geliyor. Dilimizde mağdur etmek (zarara uğratmak) ve mağdur olmak (zarara uğramak) kullanımları mevcut.

Herkese sağlıklı, keyifli bir yıl dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MÜRTECİ VE MÜLTECİ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazımda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan mürteci ve mülteci sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak mürteci sözcüğü, Arapça kökenli (murteciʿ) bir kelime. Yeni düzene karşı direnen kişi, gerici anlamına geliyor.

Mülteci sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (multecī) bir kelime. Sığınmacı anlamına geliyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İSAL, İSALE VE İSHAL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazımda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen sözcük serisi kapsamında isal, isale ve ishal sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak isal sözcüğü, Arapça kökenli (īṣāl) bir kelime. Ulaştırma anlamına geliyor. Telaffuzda “i” harfi uzatılarak okunuyor.  

İsale sözcüğü, yine Arapça kökenli (isāle) bir kelime. Akıtma anlamına geliyor. Telaffuzda “i” harfi kısa ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

İshal sözcüğü ise, Arapça kökenli (ishāl) bir kelime. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, kabız karşıtı anlamına geliyor (TDK Sözlük). Telaffuzda kelime yazıldığı gibi okunuyor. Yani “h” harfi yutulmuyor. Dilimizde ishal olmak (bağırsakları bozulmak) ve kanlı ishal (tıp teriminde dizanteri) kullanımları mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.