DREÇ, DREN VE DİREN

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazımda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen sözcük serisi kapsamında dreç, dren ve diren sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak dreç sözcüğü, İngilizce kökenli (dredge) bir kelime. Ağlı kepçe, tarama ağı anlamına geliyor.  

Dren sözcüğü, Fransızca kökenli (drain) bir kelime. Ark, yani içinde su akıtmak için toprak kazılarak yapılan açık oluk, arık anlamına geliyor. Tıp terimi olarak da ameliyat sonrasında vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp, akıtaç anlamına geliyor (TDK Sözlük). “İ” harfi olmadan yazılıyor.

Diren sözcüğü ise, dirgen, harmanda sapları yaymaya yarayan demirden çatallı bir tarım aracı anlamına geliyor (TDK Sözlük). “İ” harfi ile yazılıyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MAHLUL VE MALUL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin eksilmesiyle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen mahlul ve malul sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak mahlul sözcüğü, Arapça kökenli (maḥlūl) bir kelime. Hallolmuş, çözülmüş, dağılmış anlamına geliyor. Hukuk terimi olarak mirasçısı olmayan kişiden hükûmete kalan mülk anlamı var. Kimya terimi olarak ise, eriyik (içindeki katkı madde erimiş sıvı, solüsyon) anlamına geliyor. “U” harfi ince olarak okunuyor (TDK Sözlük).

Malul sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (maʿlūl) bir kelime. Sakat, hasta kişi anlamına geliyor. Dilimizde malul gazi (bir savaşta veya yurt savunmasında sakatlanmış güvenlik görevlisi) ve harp malulü (savaşta sakat kalan asker) kullanımları var. “U” harfi ince olarak okunuyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.  

TELLAL VE TELLAK

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan tellal ve tellak sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak tellal sözcüğü, Arapça kökenli (dellāl) bir kelime. Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kişi anlamına geliyor. Sözcüğün aynı zamanda satışlarda aracılık eden kişi anlamı da var. Dilimizde tellal çağırtmak (bir haber, bir istek vb. ni tellal aracılığıyla duyurmak) kullanımı var. “A” harfi ince olarak okunuyor (TDK Sözlük).

Tellak sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (tellāk) bir kelime. Hamamda hizmet eden ve erkekleri yıkayan erkek anlamına geliyor. Tellağın yaptığı işe tellaklık deniyor. “A” harfi ince olarak okunuyor (TDK Sözlük). Natır ise, kadınlar hamamında kadınları yıkayan kadın anlamına geliyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

BRİK VE BRİÇ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen brik ve briç sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak brik sözcüğü, Fransızca kökenli (brick) bir kelime. İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi anlamına geliyor. Aynı zamanda İngilizce kökenli (break) bir kelime. Kelimenin önde, çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası anlamı da var (TDK Sözlük).

Briç sözcüğü ise, İngilizce kökenli (bridge) bir kelime. Dört kişinin oynadığı iskambil oyunu anlamına geliyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İLTİCA VE İRTİCA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan iltica ve irtica sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak iltica sözcüğü, Arapça kökenli (ilticāʾ) bir kelime. Sığınma anlamına geliyor. Dilimizde iltica etmek (sığınmak) ve iltica hakkı (sığınma hakkı) kullanımları mevcut.

İrtica sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (irticāʿ) bir kelime. Gericilik anlamına geliyor.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TEFRİŞ VE TEŞRİF

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen tefriş ve teşrif sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak tefriş sözcüğü, Arapça kökenli (tefrīş) bir kelime. Döşeme işi, bir yeri gerekli eşyalarla döşeme anlamına geliyor. Dilimizde tefriş etmek (döşemek) kullanımı mevcut.

Teşrif sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (teşrīf) bir kelime. Bir yeri onurlandırma, şereflendirme anlamına geliyor. Dilimizde teşrif etmek (şereflendirmek, onurlandırmak) kullanımı var.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

İFTİHAR VE İNTİHAR

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen iftihar ve intihar sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak iftihar sözcüğü, Arapça kökenli (iftiḫār) bir kelime. Övünme anlamına geliyor. Yazıldığı gibi okunuyor, “i” harfi telaffuzda yutulmuyor. Dilimizde iftihara geçmek (okuldaki başarısı ve iyi davranışları sebebiyle üstün öğrenci seçilmek, övünç çizelgesinde yer almak), iftihar etmek (kıvanç duymak, övünmek), iftihar listesi (övünç çizelgesi), medarıiftihar (övünülen, gurur duyulan, iftihar edilen şey ya da kimse) kullanımları mevcut.

İntihar sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (intiḥār) bir kelime. Kişinin toplumsal ve ruhsal nedenler etkisiyle kendi hayatına son vermesi  anlamına geliyor. Aynı zamanda mecaz anlamda hayatını tehlikeye atacak aşırı davranış veya iş anlamına da geliyor (TDK Sözlük). Yazıldığı gibi okunuyor, “i” harfi telaffuzda yutulmuyor. Dilimizde intihar etmek (kendini öldürmek), intihar bombacısı (canlı bomba), intihar saldırısı (kendini öldürmeye dayanan bireysel saldırı) kullanımları var. Konuşma dilinde kendini öldürmek şeklinde yanlış kullanıma çokça rastlıyoruz.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

MASUMİYET VE MASUNİYET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan masumiyet ve masuniyet sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak masumiyet sözcüğü, Arapça kökenli (maʿṣūmiyyet) bir kelime. Masumluk, masum olma anlamına geliyor. “A” harfi uzun okunuyor.

Masuniyet sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (maṣūniyyet) bir kelime. Korunmuş olma durumu, dokunulmazlık anlamına geliyor. “A” harfi kısa okunuyor (TDK Sözlük). Dilimizde teşrii masuniyet (yasama dokunulmazlığı) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KEFALET VE KEFARET

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfle farklılaşan ve bambaşka anlama gelen, aynı zamanda telaffuzda çokça karıştırılan kefalet ve kefaret

Sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak kefalet sözcüğü, Arapça kökenli (kefālet) bir kelime. Birinin borcunu ödememesi, kefillik anlamına geliyor. “A” harfi uzun okunuyor. Dilimizde kefalet mektubu (bir işin yapılması için birisinin kefil olduğunu, güvence verdiğini belirten belge), kefaleten (kefalet yoluyla), kefaletname (bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge, kefillik kağıdı), kefalet senedi (gemi veya malın serbest bırakılması için verilen belge) kullanımları var.

Kefaret sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (keffāret) bir kelime. Bir günahı Tanrı’ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç anlamına geliyor (TDK Sözlük). Diyet anlamı da var. “A” harfi uzun okunuyor. Dilimizde bir şeyin kefaretini ödemek (cezasını çekmek) kullanımı mevcut.

Tek bir harfin değişmesinden ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

BERAAT VE BERAT

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda bir harfin eksilmesi ile oluşan ve bambaşka anlama gelen beraat ve berat sözcüklerinden bahsetmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak beraat sözcüğü, Arapça kökenli (berāʾat) bir kelime. Bir hukuk terimi ve aklanma anlamına geliyor. Dilimizde beraat etmek (aklanmak), beraatizimmet (borçsuzluk) kullanımları mevcut. İki “a” harfiyle yazılıyor. İlk “a” harfi kalın, ikinci “a” harfi ince olarak okunuyor.

Berat sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (berāt) bir kelime. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent anlamına geliyor. Aynı zamanda Osmanlı Devleti’nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, nişan veya ayrıcalık verilen kişiler için çıkarılan padişah buyruğu anlamına da geliyor (TDK Sözlük). Tek “a” harfiyle yazılıyor. Kalın “a” ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde ihtira berate (bilinen araç, gereçlerle ve yaratıcı güçle yeni bir şey bulana, bulduğu şeyden bir süre yalnız kendisinin yararlanması için devletçe verilen belge) kullanımı var. Berat kandili ve Berat gecesi de özel isim olduğu için büyük harfle yazılıyor.

Tek bir harfi eksik yazmaktan ya da telaffuz etmekten ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.