KABANA VE KABACA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kabana ve kabaca sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kabana sözcüğü, Fransızca kökenli (cabane) bir kelime. Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda anlamına geliyor.

Kabaca sözcüğü ise, irice, büyükçe olan, kaba bir biçimde, yaklaşık olarak anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KABA VE SABA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kaba ve saba sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kaba sözcüğü, özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz olan, ince karşıtı, taneleri iri, görgüsü eksik, nezaketsiz kimse, hafif olduğu halde kalın veya hacimli, kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer, terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü olan; yoz, anif anlamına geliyor. Dilimizde kabasını almak (biçim verilecek bir maddenin gereksiz yerlerini gidermek, bir yeri veya bir şeyi gelişigüzel, üstünkörü temizlemek), kababurun (sazangillerden, ırmak ve göllerde yaşayan, eti kılçıklı küçük bir balık), kaba kuvvet (bir amaca ulaşmak için zorbalık yaparak veya güç kullanarak tutulan yol), kaba saba (görgüsüz, özensiz, görgüsüz bir biçimde), kaba sıva (ince sıvadan önce duvarlarda bulunan pürüzleri doldurup kapatmak için yapılan sıva), kaba su (kireçli, içilemeyen ve sabunu köpürtmeyen su), kabataslak (bir şeyin ayrıntılarına girmeden ana çizgilerini belirten), kaba yel (lodos) gibi kullanımları mevcut.

Saba sözcüğü ise, Arapça kökenli (şabā) bir kelime. Sabah yeli anlamına geliyor. Dilimizde saba rüzgarı (sabah yeli), badısaba (serin ve tatlı esen bahar rüzgarı) kullanımları var. Aynı zamanda Arapça kökenli (şabā) bir kelime ve Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam anlamı da var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KATRAN VE KATRAK

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen katran ve katrak sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak katran sözcüğü, Arapça kökenli (ḳaṭrān) bir kelime. Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde anlamına geliyor. Dilimizde katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker (kötü asıllı şey ve kişi iyiye dönmez), katran gibi (karaya yakın koyu renkte), katranı kaynatsan olur mu şeker? (“kişi, kendi özünü veya asıl özelliklerini değiştirmiş gibi görünse de asla değişmez” anlamında kullanılan bir söz), katran ağacı (Toroslarda yetişen bir tür sedir), katran çamı (gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı bir tür çam) gibi kullanımları var.    

Katrak sözcüğü ise, marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

GÖL VE GOL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen göl ve gol sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak göl sözcüğü, karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi, yapay su birikintisi anlamına geliyor. Dilimizde göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar (“yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır” anlamında kullanılan bir söz), göl olmak (Avrupa ve Anadolu göllerinde yaşayan bir tür alabalık), göl ayağı (bir gölün artarak akan sularının gideri; ayak, gideğen), göl bilimi (göllerde araştırma yapan bilim dalı; limnoloji), artık göl (deniz ve gölün kuruması veya çekilmesi sonucunda oluşmuş yeni göl), krater göl (Yanardağ ağzında oluşmuş göl) gibi kullanımları var.

Gol sözcüğü ise, İngilizce kökenli (goal) bir kelime. Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı anlamına geliyor. Dilimizde gol atmak (topun karşı takımın kalesine girmesini sağlamak), gol kaçırmak (uygun durumda olmasına rağmen topu karşı takımın kalesine sokamamak), gol yemek (topun kendi kalesine girmesine engel olamamak), gol açısı (gol vuruşu yapmak için top ve kale arasındaki açı), gol çizgisi (iki kale direği arasındaki çizgi), gol sevinci (gol sonrası oyuncular tarafından yapılan gösteri), gol vuruşu (sonucunda gol olan vuruş) gibi kullanımları var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KAM VE KEM

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kam ve kem sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kam sözcüğü, şaman anlamına geliyor. Aynı zamanda Farsça kökenli (kām) bir kelime ve bir şeyden alınan zevk, mutluluk, tat anlamı var. Dilimizde bir şeyden kam almak (bir şeyden olabildiğince zevk almak, keyfini çıkarmak) kullanımı mevcut.   

Kem sözcüğü ise, Farsça kökenli (kem) bir kelime. Kötü, fena olan, eksik anlamına geliyor. Dilimizde kem söz, kalp akçe sahibinindir (“kötü söz söyleyenindir” anlamında kullanılan bir söz), kem göz (baktığı kimseye zarar verdiğine veya nazar değdirdiğine inanılan göz; kötü göz) kullanımları var (TDK Sözlük).   

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TARİF VE TARİFE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen tarif ve tarife sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu sözcüklerin tek ortak yanı Arapça kökenli olmaları.

İlk olarak tarif sözcüğü, Arapça kökenli (taʿrīf) bir kelime. tanım, bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtme, bir şeyin bulunduğu yeri, çevre ile ilgisini belirterek açıklama anlamına geliyor. Dilimizde tarife gelmemek (açıklanması güç olmak), tarif etmek (tanımlamak, bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtmek, bir şeyin bulunduğu yeri, çevre ile ilgisini belirterek açıklamak), tarifname (bir işin yapılışını, bir aletin çalışmasını açıklayan yazı veya broşür), harfitarif (tanımlık) kullanımları mevcut.     

Tarife sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (taʿrife) bir kelime. Fiyat gösteren çizelge, taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge, tanıtmalık anlamına geliyor. Dilimizde lüks tarife (iyi hizmet verilen yerlerde uygulanan, normal fiyattan yüksek olan ücret), tam tarife (indirimsiz), gümrük tarifesi (ithal edilen mallar üzerinden alınması gereken vergi miktarı veya oranlarını gösteren liste) kullanımları var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HOR VE HORA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen hor ve hora sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak hor sözcüğü, Farsça kökenli bir kelime. Değersiz, önemi olmayan, aşağı anlamına geliyor. Dilimizde hora geçmek (beğenilmek, hoşa gitmek, makbule geçmek, kendisine verilen kimsenin işine çok yaramak), birine hor bakmak (değersiz saymak, değer vermemek), hor davranmak (kıymetini bilmemek), hor görmek (bir kimseyi, bir hareketi küçük görmek, değersiz bulmak), hor kullanmak (dikkat etmeyerek hoyratça kullanmak), hor tutmak (birine karşı küçümseyici, incitici davranışlarda bulunmak), horgörü (bir kimseyi, bir hareketi küçük görme, değersiz bulma) kullanımları mevcut.

Hora sözcüğü ise, Rumca kökenli bir kelime. Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu anlamına geliyor. Dilimizde hora tepmek (hora oynamak, ayaklarını vurarak gürültü etmek) kullanımları var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

TEZENE VE REZENE

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen tezene ve rezene sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak tezene sözcüğü, Farsça kökenli (tāziyāne) bir kelime. Mızrap anlamına geliyor.

Rezene sözcüğü ise, Farsça kökenli (rāziyāne) bir kelime. Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki anlamına geliyor. Dilimizde deniz rezenesi (maydanozgillerden, deniz kumsallarında bol olarak yetişen, güzel kokulu bir bitki; denizibiği, deniz teresi), su rezenesi (su baldıranı) kullanımları var (TDK Sözlük). 

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

BERİ VE BERİL

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen beri ve beril sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak beri sözcüğü, konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendisine daha yakın olanı belirten bir söz, öte karşıtı, bu uzaklıkta bulunan, …den bu yana anlamına geliyor. Dilimizde enberi (bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezi cisme en yakın olduğu nokta), çekberi (gelberi), gelberi (büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç, tırmık, harman döküntülerini toplamaya yarayan araç; çekberi, ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir), deminden beri (biraz önceki zamandan bu ana kadar), günberi (Dünya’nın, Güneş’e en yakın bulunduğu nokta), öteberi (önemsiz, ufak tefek şeyler), öteden beri (geçmişten bugüne kadar, başlangıçtan beri), tez beri (kolaylıkla, çabucak), yerberi (Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya’ya en yakın nokta), öteden beriden (çeşitli yerlerden veya şeylerden; şuradan buradan), tez beri (kolaylıkla, çabucak), ötesi berisi (neyi varsa, bütün eşyaları, çeşitli yerleri veya şeyleri, tartışılacak, konuşulacak yanı) gibi kullanımları mevcut.

Beril sözcüğü ise, Fransızca kökenli (béryl) bir kelime. Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

BORAN VE BORANİ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen boran ve borani sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak boran sözcüğü, sert rüzgar, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı anlamına geliyor.

Borani sözcüğü ise, Farsça kökenli (būrāni) bir kelime. Bulgur, yarma veya pirinçle pişirilen ıspanak ve benzeri bir sebze üzerine yoğurt dökülerek yenilen bir yemek anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.