ŞART VE ŞORT

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen şart ve şort sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak şart sözcüğü, Arapça kökenli (şarṭ) bir kelime. Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey; koşul, kayıt anlamına geliyor. Dilimizde şart etmek (“şart olsun” diyerek yemin etmek), şart koşmak (önceden bir şarta bağlamak), şart kipi (bir oluş ve kılışın şart biçiminde düşünüldüğünü anlatan, dilek görevi de yapan tasarlama kipi), ön şart (bir işin çözümlenmesinde ilk önce yerine getirilmesi gereken şart; ön koşul) gibi kullanımları mevcut. Aynı zamanda Fransızca kökenli (charte) bir kelime ve temel kural belgesi anlamı da var (TDK Sözlük).

Şort sözcüğü ise, İngilizce kökenli (short) bir kelime. Paçaları dizlerin yukarısında olan kısa pantolon anlamına geliyor.

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

GEMİ VE GEZİ

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen gemi ve gezi sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak gemi sözcüğü, su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt anlamına geliyor. Dilimizde gemi baş vurmak (gemi başı önden gelen dalgalarla kalkıp kalkıp inmek), gemi dövünmek (gemi şiddetli dalgaların etkisiyle bağlı veya demirli olduğu yerde inip kalkmak, sallanmak), gemisini yürütmek (bir işi hiçbir engel tanımadan sürdürmek), gemiyi rotasına koymak (gemiyi pusula ile gideceği yönde belli olan rota çizgisi üzerine getirmek), gemi defteri (seyir sırasında gemide geçen olayların yazıldığı defter), gemi iskeleti (geminin gövdesinin yapılmasından önceki ana yapısı), yolcu gemisi (yolcu taşımak üzere yapılmış deniz taşıtı), yük gemisi (yük taşımak için yapılan özel gemi) gibi kullanımları var.

Gezi sözcüğü ise ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat, gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk anlamına geliyor. Aynı zamanda Farsça kökenli (gezī) bir kelime. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş ve bu kumaştan yapılan anlamı da var. Dilimizde geziye çıkmak (uzak yerleri dolaşmak), gezi yazısı (gezilip görülen yerleri, özelliklerini, o yerlerdeki insanların yaşantılarını, geleneklerini anlatan düzyazı), iş gezisi (karşılıklı iş ilişkilerini düzenlemek amacıyla bir ülke veya şehre yapılan seyahat, çalışma gezisi, iş seyahati) gibi kullanımları var (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KOVA VE KOVAN

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kova ve kovan sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kova sözcüğü, genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap, futbolda çok gol yiyen kaleci veya takım anlamına geliyor. Aynı zamanda hasır otu ve Kova burcu anlamı da var. Dilimizde çöp kovası (çöp sepeti) gibi kullanımı mevcut.

Kovan sözcüğü ise, fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılan arı barınağı anlamına geliyor. Dilimizde kovan otu (oğul otu), kara kovan (arıların fenni kovan yerine içine petek oluşturdukları sazdan, çamurdan veya sepetten kovan), arı kovanı (arıların içinde bal yaptıkları çeşitli maddelerden yapılmış yuva; petek) gibi kullanımları var (TDK Sözlük).  

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KAMPANYA VE KUMPANYA

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kampanya ve kumpanya sözcüklerine değinmek istiyorum. Bu iki sözcüğün tek ortak yanı, her ikisinin de İtalyanca kökenli olması.

İlk olarak kampanya sözcüğü, İtalyanca kökenli (campagna) bir kelime. Politika, ekonomi, kültür vb. alanlarda belirli bir süredeki etkinlik dönemi, tüketiciyi özendirmek için belli sürelerde düzenlenen indirimli veya taksitli satış anlamına geliyor. Dilimizde linç kampanyası (araştırıp incelemeden ve üzerinde düşünmeden kitlesek olarak oluşturulan baskı), seçim kampanyası (seçim öncesinde adayların seçilme şansını artırabilmek amacıyla yaptığı çalışma) kullanımları var.

Kumpanya sözcüğü ise, yine İtalyanca kökenli (compagnia) bir kelime. Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık, tiyatro topluluğu, aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapan kimseler topluluğu anlamına geliyor (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KAYMAK VE KAYNAK

Merhaba değerli arkadaşlarım bu yazıda tek harfin farklılaşması ile oluşan ve farklı anlama gelen kaymak ve kaynak sözcüklerine değinmek istiyorum.

İlk olarak kaymak sözcüğü, sütün veya yoğurdun yüzünde zar durumunda ince bir tabaka biçiminde toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz, yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka, bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü anlamına geliyor. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek, kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek, durum değiştirmek, anlamı değişmek, yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak, görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek anlamı da var. Dilimizde kaymak gibi (bembeyaz ve pürüzsüz, tadı güzel ve yumuşak), kaymağını almak (bir şeyin en büyük payını, karını ele geçirmek), kaymak taşı (parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir mermer türü; su mermeri), kaykay (türlü maddelerden yapılmış, altında tekerlekler bulunan, kaymaya yarayan alet) gibi kullanımları var.

Kaynak sözcüğü ise, bir suyun çıktığı yer, göz, kaynarca, pınar, memba, bir şeyin çıktığı yer; hazine, gelir, kazanç, sağlık vb. ni sağlayıcı öge, bir bilim dalının çeşitli konuları üzerinde yazılmış ve yayımlanmış çalışmaların türü; alan yazını, literatür, herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer anlamına geliyor. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi, sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi anlamı da var. Dilimizde kaynağını bir şeyden almak (bir esasa veya desteğe dayandırmak), kaynak suyu (kaynağın veya gözenin başında alınan su), öz kaynak (dışarıdan yardım almadan kendi imkanları kullanılarak sağlanan maddi varlık, hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan karları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar), enerji kaynağı (güç kaynağı), güç kaynağı (elektrik enerjisini depolayan ve akımın kesilmesi sırasında kullanılmasını sağlayan aygıt; enerji kaynağı), yer altı kaynakları (petrol, gaz, kömür gibi toprak altında bulunan kıymetli ham maddeler), kaynak yapmak (iki metal veya yapay parçayı ısı yoluyla birleştirmek, sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girmek), kaynak makinesi (kaynak yapımında kullanılan makine) gibi kullanımları mevcut (TDK Sözlük).

Tek bir harfin farklılaşmasından ne olur ki demeyin. Dilimize özendiğimiz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.