ÂDEMİYET VE ADEMİYET

Merhaba değerli arkadaşlarım, düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcüklere âdemiyet ve ademiyet ile devam etmek istiyorum.

Âdemiyet sözcüğü, Arapça kökenli (ādemiyyet) bir kelime. İnsanlık, adamlık anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.    

Ademiyet ise, yine Arapça kökenli (ʿademiyyet) bir kelime. Yokluk anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor.

Ademiyet görmediğiniz, âdemiyet gördüğünüz günler dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HÂKİMANE VE HAKİMANE

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan hâkimane ve hakimane sözcüklerine değinmek istiyorum.

Hâkimane, Arapça ḥākim + Farsça -āne kökenli bir kelime. Buyururcasına, hükmedercesine anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.

Hakimane ise, yine Arapça ḥakīm + Farsça  -āne kökenli bir kelime. Bilgece anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor.

Keyifli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ÂLİM VE ALİM

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcük serisine âlim ve alim sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Âlim, Arapça kökenli (ʿālim) bir kelime. Bilgin anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde âlim unutmuş, kalem unutmamış (insan ne kadar bilgili olursa olsun, her şeyi akılda tutamayacağı için unutulmaması istenilen şey mutlaka yazılmalıdır) kullanımı var.

Alim sözcüğü de, Arapça kökenli (ʿalīm) bir kelime. Bilen anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor.

Keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.  

BALÂ VE BALA

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan Balâ ve bala sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Balâ, Türkçe ve özel isim olduğu için büyük harfle yazılıyor.  Ankara ilindeki bir ilçedir. İlk “a” harfi normal okunurken, ikinci “a” harfi düzeltme işaretiyle yazılıyor ve ince okunuyor.

Bala ise, yine Türkçe bir kelime. Yavru, çocuk anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve her iki “a” harfi de kalın olarak okunuyor.  

Bir düzeltme işaretinden ne olur ki deyip geçmeyin, bambaşka anlama geliyor J Sevgi ve sağlıkla kalın.

AMA VE ÂMÂ

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazıda yazım ve telaffuzda farklılaşan ama ve âmâ sözcüklerini ele almak istedim.

İlk olarak ama, Arapça kökenli (ammā) bir bağlaç. Amma, lakin anlamına gelen, şartlı ifadelerde, pekiştirme için de kullanılan (örnek: güzel ama güzel), aynı zamanda dikkat çekmek için cümle sonuna gelen de bir sözdür. Düzeltme işareti kullanmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde ama ne (hem hoş bir şeyi ifade ederken, hem de şaşılacak niteliği olan söz), aması maması yok! (hiçbir özrün geçerli olamayacağını anlatan bir söz), aması var (kusurları var) kullanımları mevcut. Bir cümlede “ama” bağlacı kullanılıyorsa, öncesinde söylenenlerin tamamı önemsizdir.

Âmâ sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (aʿmā) bir kelime. Görme engelli kimse anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve her iki “a” harfi de uzatılarak okunuyor.  

“Ama” ları uzaya gönderdiğiniz, hayatınızda “ama” ların azaldığı, her işinizin hallolduğu bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.  

NÂR VE NAR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda farklılaşan nâr ve nar sözcüklerine değinmek istiyorum.

Nâr sözcüğü, Arapça kökenli (nār) bir kelime. Ateş anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde nârına yanmak (ateşine yanmak), nârıbeyza (akkor, ışık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan akkor kömür) kullanımları mevcut.

Nar sözcüğü ise, Farsça kökenli (nār, enār) bir kelime. Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte küçük bir ağaç, kırmızı sulu taneli meyve anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor. Dilimizde nar gibi (iyice kızarmış yiyecek), nar çiçeği (parlak kırmızı renk), nar şerbeti (nardan yapılan şerbet), kudret narı (sarı çiçekli, parçalı yapraklı, bir yıllık otsu bitki, aynı zamanda sarı ve turuncu meyvesi) kullanımları var.

Nar gibi bolluk, bereket dolu bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

EMÎR VE EMİR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine emîr ve emir sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

İlk olarak emîr, Arapça kökenli (emīr) bir kelime. Araplarda ve bazı Müslüman ülkelerde bir kavim, şehir veya ülkenin başı anlamına geliyor (TDK Sözlük). Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “i” harfi hafif uzatılarak okunuyor.

Emir sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (emr) bir kelime. Komut, talimat, buyruk, istek anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün bitki biliminde Orta Anadolu’da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm anlamı da var (TDK Sözlük). Dilimizde emir almak, emir vermek, emrine girmek, emir eri, emir kulu, emrivaki, yazılı emir, ödeme emri, emir kipi, arama emri, emretmek gibi kullanımları da mevcut.

Herkese şimdiden iyi hafta sonları dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NÂZIM VE NAZIM

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisi kapsamında nâzım ve nazım sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Nâzım, Arapça kökenli (nāẓim) bir kelime. Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden anlamına geliyor. Aynı zamanda kelimenin manzume yazan kişi anlamı da var. düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde mimarlık terimi olan nâzım plan (bir yerleşim bölgesinin bütün bayındırlık işlerinde göz önünde tutulmak için hazırlanmış plan) kullanımı mevcut (TDK Sözlük). Aynı zamanda rahmetli dedemin ismi, özel isim olarak da kullanılıyor.

Nazım sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (naẓm) bir kelime. Şiir anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi kısa olarak okunuyor. Dilimizde nazım birimi (şiirde en küçük anlam bütünlüğünü sağlayan ve kendi içinde bağımsız dize topluluğu), nazım türü (konusuna göre şiirin kendi içinde ayrılan ve adlandırılan her bir türü), nazmetmek (nazım olarak düzenlemek), serbest nazım (ölçü, uyak gibi klasik ve bağlayıcı kuralları bir kenara iten şiir tarzı) kullanımları var.

Şair Nazım Hikmetin yanı sıra, rahmetli dedemin de adı olması sebebiyle çok sevdiğim, benim için yeri ayrı olan bir isim ve kelime. Herkese keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

HÂL VE HAL

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine hâl ve hal sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Hâl sözcüğü, Arapça kökenli (ḥāl) bir kelime. Durum, vaziyet, tavır, şimdiki zaman, güç, kuvvet, takat, kötü durum, sıkıntı dert anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde …hâline gelmek (gibi olmak), hâlden anlamak (birinin içinde bulunduğu duruma anlayış göstermek), hâle yola koymak (iyi bir düzen vermek), … hâlini almak (herhangi bir duruma gelmek), hâli kalmamak (gücü, takati kalmamak), hâli harap olmak (bitkin, perişan olmak), hâli tavrı yerinde (durumu, görünüşü düzgün), hâli vakti yerinde (durumu iyi, zengin), hâlihazır (şimdiki durum), medeni hâl (evli olup olmama durumu), insanlık hâli (her insanda görülen durum), kendi hâlinde (hiçbir şeye karışmayan, sessiz), o hâlde (öyleyse), iyi hâl (bir kimsenin yaşayışında kötü, sakıncalı durum olmama hâli), orta hâlli (gelir düzeyi orta olan), hasbihâl (söyleşi, sohbet), aksi hâlde (yoksa, aksi takdirde), fena hâlde (aşırı ölçüde, son derece) kullanımları var. Bunlara ek olarak, herhâlde birleşik yazılırsa büyük bir ihtimalle, belki anlamına geliyor. Ancak her hâlde olarak ayrı yazılırsa kesinlikle anlamına geliyor.

Düzeltme işareti kullanılmadan yazılan hal sözcüğünün dilimizde üç farklı anlamı var. Hal, Arapça kökenli (ḥall) bir kelime. Çözme, çözülme, çözüm, eritme, karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma anlamına geliyor. “A” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde hal çaresi (çözüm yolu), hallihamur (birbirine karışma), hallolmak (çözümlemek, sonuçlanmak) kullanımları mevcut.

Fransızca kelime kökenli (halle) hal sözcüğü, sebze, meyve ve bakliyat vb. nin satıldığı yer anlamına geliyor. Yine “a” harfi ince olarak okunuyor.

Arapça kökenli (ḫalʿ) hal sözcüğünün anlamı tahttan indirmek. “A” harfi kalın olarak okunuyor. Çözmek ve yoluna koymak anlamına gelen halletmek iki “l” harfiyle yazılıyor, tahttan indirmek anlamına gelen haletmek ise tek “l” harfiyle yazılıyor.

Dile özendiğiniz keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.  

ÂKİT VE AKİT

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda yazı ve telaffuzda farklılaşan âkit ve akit sözcüklerine değinmek istiyorum.

Âkit, Arapça kökenli (ʿāḳid) bir kelime. Bağıtçı, yani bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan anlamına geliyor (TDK Sözlük). Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor.  

Akit sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ʿaḳd) bir kelime. Sözleşme, nikah anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde akit vaadi (ön sözleşme), akdetmek (sözleşme yapmak), evlilik akdi (nikah), hizmet akdi (iş sözleşmesi), iş akdi (iş sözleşmesi) kullanımları mevcut.  

Herkese keyifli ve verimli bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.