HÂK VE HAK

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işareti ile farklılaşan sözcük serisine hâk ve hak sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Hâk sözcüğü, Farsça kökenli (ḫāk) bir kelime. Toprak anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde hâk ile yeksan etmek, hâk ile yeksan olmak kullanımları var.

Adalet, pay, verilmiş emekten gelen manevi yetki, emek karşılığı ücret, doğru, gerçek anlamına gelen hak sözcüğü, Arapça kökenli (ḥaḳḳ) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde hak yemek, hak etmek, hakkı geçmek, hak kazanmak, hakkı olmak, hakkından gelmek, hakkını aramak, hakkını helal etmek, hak vermek, hakkı ödenmemek, kul hakkı, oy hakkı, seçme hakkı, seçilme hakkı, telif hakkı, yazar hakkı gibi kullanımlar mevcut.

Maden, ağaç, taş üzerine oyma, kazı anlamında gelen hak sözcüğü, yine Arapça kökenli (ḥakk) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde hakketmek kullanımı var.

Hak etmek, hak kazanmak ve bir emek karşılığında hakkını elde etmek anlamına geliyor ve tek “k” harfiyle, ayrı olarak yazılıyor. Maden, ağaç, taş üzerine şekil oymak anlamına gelen hakketmek ise, iki “k” harfiyle ve birleşik olarak yazılıyor. Hak etmek yerine hakketmek olarak söylemek de yaygın yapılan hatalardan bir tanesi.

Son olarak Hak sözcüğü ise, Arapça kökenli (ḥaḳḳ) bir kelime. Tanrı anlamına geliyor. Özel isim olduğu için büyük harfle yazılıyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak okunuyor. Dilimizde Hak getire, Hakk’ın rahmetine kavuşmak, Cenabıhak kullanımları var.

Herkese keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KABİL VE KABÎL

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işareti ile farklılaşan sözcük serisine kabil ve kabîl sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Kabil sözcüğü, Arapça kökenli (ḳābil) bir kelime. “Olabilir” anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “i” harfi normal olarak okunuyor. Dilimizde kabil değil (olanaksız) kullanımı var.  

Kabîl sözcüğü de Arapça kökenli (ḳabīl) bir kelime. Türlü, gibi, benzer, tür, cins anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve “i” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde bu kabîl (bu gibi, bu türlü) kullanımı mevcut.

Herkese keyifli ve güzel bir gün dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

ÂLEM VE ALEM

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine âlem ve alem sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Âlem sözcüğü, Arapça kökenli (ʿālem) bir kelime. Dünya, evren, cihan, aynı konuyla ilgili kişiler, bu kişilerin uğraşılarının bütünü, belli bir gruptaki canlıların bütünü, durum ve şartlar, farklı davranışlarda bulunan kişi ve eğlence anlamına geliyor (TDK Sözlük). Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde bir âlem, cümle âlem, dünya âlem, el âlem, masal âlemi, ibretiâlem, âlem yapmak, âlemin ağzı torba değil ki büzesin gibi kullanımlar mevcut.

Alem sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (ʿalem) bir kelime. Bayrak, minaret, kubbe ve simge anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak, uzatılmadan okunuyor. Dilimizde alem olmak (simge olmak) kullanımı var.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun! Sevgi ve sağlıkla kalın.

KÂR VE KAR

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan kâr ve kar sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Kâr sözcüğü, Farsça kökenli (kār) bir kelime. Para kazancı, iş, fayda, maliyet fiyatı ve satış fiyatı arasındaki fark anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor. Dilimizde kâr bırakmak, kâr etmek, kâr etmemek, kâr getirmek, kârı olmamak, kâr koymak, kâr haddi, kâr marjı, kâr payı, kâr paylaşımı, akıl kârı gibi kullanımları mevcut.

Kar sözcüğü ise, Türkçe bir kelime. Yağış biçimi anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi kalın olarak telaffuz ediliyor. Dilimizde karda yürüyüp izini belli etmemek, kar gibi, kar kuytuda para pintide eğleşir, kar baykuşu, kar beyaz, kar çiçeği, kar dikeni, kar fırtınası, kar helvası, sulu kar,  kartopu gibi kullanımlar var. Kar topu demişken; meyvemsi kırmızı renkteki ağaççıkları kastediyorsak, kartopu birleşik yazılır. Top şeklinde, eğlence amacıyla karşılıklı atılan kar topağını kastediyorsak, kar topu ayrı yazılır.

Herkese şeker tadında, sevdikleriyle nice bayramlar dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın. 

AMİN VE ÂMİN

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazı ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine amin ve âmin sözcükleriyle devam etmek istedim.

Amin, Fransızca kökenli (amine) bir kelime. Kimya terimi ve amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adıdır (TDK Sözlük). Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor.

Âmin sözcüğü ise, Arapça kökenli (āmīn) bir kelime. Dua arasında, sonrasında “Allah kabul etsin” anlamında kullanılan bir sözcük. Düzeltme işareti kullanılarak yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. “İ” harfi de amin sözcüğündeki “i” harfine göre uzatılarak telaffuz ediliyor.

Bu güzel hıdrellez günü tüm dileklerinizin gerçekleşmesi dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.

MANİ VE MÂNİ

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda yazı ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan mani ve mâni sözcüklerinden bahsetmek istiyorum.

Mani sözcüğü, Fransızca kökenli (manie) bir kelime. Kişinin sevinç, üzüntü vb. durumunun normal olmayan şekilde değişmesi, bir ruh hastalığı anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor.

Mâni sözcüğü ise, Arapça kökenli (māniʿ) bir kelime. Bir şeyin yapılmasında öne çıkan engel anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde mâni olmak (engellemek, önlemek) kullanımı da mevcut. Genellikle birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri uyaklı olan, daha çok hecenin yedili ölçüsüyle söylenen halk şiiri anlamına gelen mâni ise, Arapça kökenli (māʿnī) bir kelime (TDK Sözlük). Engel anlamına gelen mâni sözcüğünde olduğu gibi, düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzun okunuyor. Dilimizde mâni yakmak (mâni okumak) ve ayaklı mâni (cins ayaklarla yani uyaklarla söylenen bir mâni türü) kullanımları da var.

Dilimize özendiğimiz günler dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.

METÎN VE METİN

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda farklılaşan sözcük serisine metîn ve metin sözcükleriyle devam etmek istiyorum.

Metîn sözcüğü, Arapça kökenli (metīn) bir kelime. Metanetli anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “i” harfi uzatılarak okunuyor. Dilimizde metin olmak (dayanıklı ve sağlam olmak) birleşik fiili var.

Metin sözcüğü de Arapça kökenli (metn) bir kelime. Tekst, bir yazıyı oluşturan kelimeler bütünü anlamına geliyor. Sözcüğün aynı zamanda basılı veya el yazması parça anlamı da var (TDK Sözlük). Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve kısa olarak okunuyor. Dilimizde metinler arasılık (bütüncül bir yapıya ulaşmak için bir edebi metne hem edebiyat alanında hem de başka alanlardan metin parçalarının katılması) birleşik kelime kullanımı mevcut.

Herkese keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.

KÂNUN VE KANUN

Merhaba değerli arkadaşlarım, bu yazımda düzeltme işaretiyle yazım ve telaffuzda farklılaşan kânun ve kanun sözcüklerine değinmek istedim.

Kânun, Arapça kökenli (kānūn) bir sözcük. Eski takvimde Aralık (ilk kânun) ve  Ocak (son kânun) ayları anlamına geliyor. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor.

Kanun sözcüğü ise, Arapça kökenli (ḳānūn) bir kelime. Yasa, geçerli olan kural anlamına geliyor. Düzeltme işareti kullanılmadan yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak (kaanun) okunuyor. Dilimizde kanun çıkarmak, kanunu çiğnemek, kanun koyucu, kanunname, orman kanunu gibi kullanımlar mevcut. Müzik terimi olan kanun, Arapça kökenli (ḳānūn) bir kelime olup, telli ince saz çalgısı anlamına geliyor. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve “a” harfi ince olarak okunuyor (TDK Sözlük).

Dilimize özendiğimiz günler dileğiyle…Sevgi ve sağlıkla kalın.

SARİ VE SÂRİ

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan sözcük serisine sari ve sari kelimeleriyle devam etmek istiyorum.

Sari sözcüğü, Hintçe ve Hint kadınlarına özgü giysi anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün, giysinin yapıldığı kumaş anlamı da var (TDK Sözlük). Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa okunuyor.

Sâri sözcüğü ise, Arapça kökenli (sārī) bir kelime. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Başkasına geçen, geçici, bulaşıcı hastalık anlamına geliyor.

Keyifli ve verimli bir hafta olsun. Sevgi ve sağlıkla kalın.

NAKİL VE NÂKİL

Merhaba değerli arkadaşlarım, yazım ve telaffuzda düzeltme işaretiyle farklılaşan kelimeler serisine nakil ve nâkil sözcükleriyle devam etmek istedim.

Nakil sözcüğü, Arapça kökenli (naḳl) bir kelime. Düzeltme işareti olmadan yazılıyor ve kısa okunuyor. Bir yerden alıp başka yere aktarma, taşıma, taşınma, göç anlamına geliyor. Aynı zamanda sözcüğün anlatma, söyleme, tayin, kopya etme, tercüme etme anlamı da var (TDK Sözlük). Dilimizde nakil aracı, nakledilmek, nakletmek, naklettirmek, kan nakli, bitki nakli, organ nakli gibi birleşik kelime ve fiil kullanımları da mevcut.

Nâkil sözcüğü ise, yine Arapça kökenli (nāḳil) bir kelime. Düzeltme işaretiyle yazılıyor ve “a” harfi uzatılarak okunuyor. Taşıyan, aktaran, anlatan anlamına geliyor. Aynı zamanda fizik terimi olarak da sözcüğün iletken anlamı mevcut.

Herkese keyifli ve verimli bir hafta dilerim. Sevgi ve sağlıkla kalın.